 |
 |
|
 |
 |
|
 |
Detaylı
konu indeksi yardımıyla tamamı özgün anlatım ve
medyalardan oluşturulan "oltacı'dan uçurma balıkçılığı"
sayfalarında anadilimizde yayınlanan ve neredeyse
yok denecek
kadar az olan kaynakların en önemlilerinden birine
ulaşarak uçurmanın alfabesini öğreneceksiniz.
Yıllardır kaynak kişi ve yayın temininde ki bu
sıkıntının değişmemiş oluşuna karşılık sayıları
her geçen gün artan uçurma |
balıkçılığı meraklılarının temel bilgi arayışları oltaciyiz.biz'in
konsept içeriğinde bu bölümün yer alması gerekliliğini
ortaya çıkarmıştır. 2007 yılı Ocak ayı itibarı ile yayınlanan
"oltacı'dan uçurma balıkçılığı" FLY FISHING
sayfaları altında bu disiplinle ilgili genel tanımlamalara,
malzeme açıklamalarına ve teknik örneklemelere ulaşabileceksiniz.
Sürekli geliştirilmek üzere detaylandırılan içeriğimizi
konu başlıklarına göre yandaki indeksten tarayarak inceleyebilirsiniz.
 |
Neden
uçurma balıkçılığı?
bölüm.1/2
Bahadır ÇAPAR
Çoğu
zaman farkına bile varmadan nasılda
kayboluruz yaşam denilen bu koşturmacanın
yorucu adımları arasında. İstediğimiz
|
gibi yaşadığımızı sandığımız günün getirdiği
onca hesap edilmemiş ve görmezlikten gelinemez
sorumluluğun altında…
Ödenmesi
gereken faturalar, takip edilmesi farz taksitler,
kiranın ayarlanması, çarşamba öğle arası yapılacak
toplantının hazırlığı, otomobilin yaklaşan yıllık
bakımı, yetiştirilmesi gereken diğer işler derken
kent yaşamına ayak uydurmaya çabalayan, uzunca
zaman önce korkularımızdan ötürü terk ettiğimiz
doğamızdan adım adım uzaklaşan insan manzaraları
arasında yitip gidiyoruz. Her mevsim dönümünde,
bir orman gölgesinden, dere kıyısından geçerken
içimizde hissettiğimiz o göz ardı edilemeyen
kıpırtı, benliğimizi sarıp sarmalayan ılıklık,
bir anda koyu yeşil ağaç gölgeleri arasında,
mavi berrak su çağıltısında bir şeyler ararken
bulduğumuz bakışlarımız da neyin nesi?
|
|
|
Bu
doğamızın, insan doğasının unutmaya çalıştığımız ama
gizledikçe keskinleşen özüne dair içten gelen bir sesleniş,
uyanış belki. Nehirlerin, göllerin, denizlerin size
nasıl da huzur verdiğini düşünün bir kez. Elinizdeki
kamışın ışıldayan ucunda esen rüzgara bindirdiğiniz
ipin sonunda uçurduğunuz o küçük sinek… Yumuşacık bir
bilek hareketiyle su yüzeyinde kaydırdığınız sineğe
ilgili bir çift gözün ardından gelen o eşsiz sıçrayış
ve hayranlıktan ötesine geçit vermeyen adı alalı kendi
benekli bir güzelliğe dokunduğunuzu hayal edin bir de…
 |
Uçurma
balıkçılığının büyülü dünyasına hoş geldiniz
dercesine başarınızı alkışlar gibi su yüzeyine
bir dokunup bir yükselen mayıs sinekleri ve
etrafta uçuşan tatarcıklara aldırmaksızın güneşlenen
saz kelebekleri, taş sinekleri.
Şimdi gözünüze sığdırabildiğiniz tüm bu mikro
dinamizme karşılık duyduğunuz dinginliği süsleyen
pastoral bir manzara ve akan suyun lirik çağıltısına
teslim olmuş berrak bir dimağ. Tasvir etmekte
zorlanacağınız ve belki de sözcüklere
|
sığdırmak istemeyeceğiniz kadar kusursuz bir manzaranın
parçası olduğunuzu düşünün bir kez.
Kim
bilir, belki de şimdi "uçurma" dediğimizin eskide kalan,
çocukluğumuzun o ılık ve şeker tadında ki hatıralarında
yaşattığımız "uçurtma" sevincini yeniden canlandırdığını,
yorgunluk tanımayan aynı afacan gülüşü bir kez daha
tattırdığını düşünmek bile mümkün olabilir. Uçurma balıkçısı
için tek heyecan bu değildir elbette. Gözünün önünde
öylesine akıp giden bir su değildir kıyısında durduğu.
Biraz daha dikkatli bakmaya başladığında her mevsim
hatta günün farklı zamanlarında dahi değişen bir canlılıktır
farkına varacağı. Sadece suyun üstündekiler mi başka
başka olan? İnce sazlar arasından başlayan ve esen rüzgar
eşliğinde hafifçe salınan koyu yeşil bir kıyı çizgisiyle
başlar su. Her salınan yeşil, arasında uçuşan mavi su
bakirelerine, turkuvaz kız böceklerine kılavuzluk eder
gibidir. Dallarına sıkı sıkıya tutunmuş ve henüz merhaba
dediği karayı, yeni soluduğu havayı fark etmeye çalışan
saz kelebeklerini izleyen ot balıkları aniden kaçışır
üzerine düşürdüğünüz gölgenizle. peri otlarının arasındaki
koridorlarda yüzeyde uçuşan sakar bir mayıs sineğini,
alelacele yumurtlama heveslisi bir taş sineğini bekleyen
alabalıklarsa meranın en güzel hediyesidir size verebileceği.
Almaksa kolay değildir hiçbir zaman. Doğru zamanda doğru
yerde olmak yetmez birde doğru sineği kullanmıyorsanız
o an.
1.bölümün
sonu. Yazının devamına
|
|
|
 |
| |
|
|
|
 |
 |
yayınımız
şu ana kadar
kez
ziyaret edildi
|
 |
|