gizlilikoltacıya MEDYATEST OFİSİweb yayımı hakkındailetişim
oltacı ATLASoltacı REHBERoltacıdan çizgili ANSİKLOPEDİoltacının GÜNLÜĞÜoltacıFORUM
TIRIVIRI savaşıdere tepesizden gelenfly fishingfotoğraf yarışması
ana sayfaya git
Sayfaya girişiniz:
 
editörden
AV DOĞA Dergisi 7. Olta Balıkçılığı Yarışması
Camiamızın lider süreli yayını olan ve koşulsuz içerik partnerliği desteği verdiğimiz AV DOĞA dergisi tarafından bu sene yedincisi düzenlenecek olan Olta Balıkçılığı yarışması bu yıl 31 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında Köprüköy Baraj Gölünde (Ankara) yapılıyor.
Etkinlikte 5 kategori altında yürütülecek olan bir yarışma da olup yarışma kategorileri şu şekildedir: Yasal limitler dahilinde kıyıdan en büyük turna (1) ve en çok turna (2), yasal limitler dahilinde tekne/bot üzerinde en büyük turna (3) ve en çok turna (4), 18 yaş altı katılımcılarda en büyük turna (5). Yarışma sonunda dereceye giren oltacılarımıza günü hatırlatacak ödüller ve sürpriz hediyeler verilecektir.
Aynı zamanda tüm yarışmacılara birer katılım belgesi takdim edilecektir. Pazar sabahı 06:00-06:30 arasında alınmaya başlayacak kayıtların ardından başlayacak olan müsabaka 11:00'de sona erecektir. AV DOĞA dergisinin düzenlediği 7. olta balıkçılığı şenliği ve yarışması için ilan edilen resmi katılım şartlarının tam metnine aşağıda ki bağlantıyı kullanarak ulaşabilirsiniz.
Yarışma şartnamesi tam metnine

www.oltaciyiz.biz yeniliklerinden...
Doğayı
sevin ve onu kendi dilinden dinleyin
Biz'lerin yer aldığı camiamızda yazılı paylaşım ve web yayıncılığı alanında önemli bir yenilik daha www.oltaciyiz.biz elektronik olta balıkçılığı platformu üzerinde hayata geçirilmiştir. medyaları olarak adlandırdığımız duyumsal etkileşimli medyalarla zenginleştirilen güncelerimizi okurken fonda içnde bulunduğunuz doğanın, kıyısında yer aldığınız meranın seslenişini duyacak, yumuşak tınılı bir jenerik ezgi eşliğinde okuduklarınızdan aldığınız hazzı rafine edebileceksiniz.

oltacının GÜNLÜĞÜ servis alanımızın yüksek standartlarda ki konsept içeriği ve yayın akışı gibi daha bir çok yeniliği hayata geçirmeye devam etmektedir.
Söz konusu medyalar günceye konu olan etkinliğin gerçekleştirildiği mahalden alınan hücum ses kayıtlarının sayısal derlemesi ve optimizasyonu ile oluşturulmuştur.

     Kullanımı kolay ve temel yapıda ki kontrol paneli ile ses akımını okuma esnasında durdurabilir ve yeniden başlatabilirsiniz. Artık doğanın kendi seslenişi eşliğinde güncelerimizi okumanın keyfine vararak farklı bir deneyim yaşamaya hazır olun. medyaları ilk olarak dört günce kapsamında yayın akışımıza dahil edilmiştir. Yeni medyalarımızı aşağıda yer alan bağlantıları kullanarak inceleyebilirsiniz.

Çukurova'nın kayıp ağzıbüyükleri
       (Keşif-Rapor) Bahadır ÇAPAR - Adana / 14 Mayıs 2007
Kara gagalı sumrular, ben ve baraküda
       (Yerel-Rapor) Bahadır ÇAPAR - İskenderun 15 Mayıs 2007
Ilık bir yağmurdu yağan (Rapor-Pastoral deneme)
       Bahadır ÇAPAR - İskenderun / 04 Haziran 2007
Patikadan Gördüğüm Haniler
       (Yerel Rapor) Bahadır ÇAPAR - Akkuyu / 30 Temmuz 2005

editörden
TIRIVIRI
'ya tırıvırıdan "Hayır!" demek mi,
"
Yurttaşlık Bilinci"ne erebilmek mi?
2002 yılından bu yana fiilen, 2004 yılından itibaren ise resmen devam ettiğimiz "Tırıvırı Savaşını" oltacılığın egemen olduğu, sıranın bize geldiği her ortamda ve fırsatta yıllardır dillendirmekten, zararının şuuruna henüz erememişlere "esası aktarmaktan", ikna adına akıl edebildiğimiz her olasılığı örneklemekten bıkmadık, usanmadık. Ama bu işi ticarete dökerek biz'im aklını "selim" olana çelebildiğimiz her bir "oltacı adayı"na karşılık en az 11 "balık elde edicisini" yoldan çıkaran, yarınlarımız adına bugünden 'suç'lu tüccarlarda üretmekten, satmaktan, dağıtımını yaparak en ücra coğrafyalara ulaştırmaktan bıkmadılar, usanmadılar.




İş kanuna konu olup yasaklanmadan önce mücadele daha mertçeydi. Lakin "yarınını bugün satarak" bu işten para kazanma gayretlisi insanlar pervasız ve açıktaydı. Oysa ne vakit adı malum gereç resmen yasaklandı, (bırakın üretmeyi ve satmayı, bulundurmak dahi suç sayıldı) mücadele zorlaştı, istihbarat imkanları çetrefilli bir hal kazandı. Ben buna üretimin ve dağıtım ağının "yer altına inmesi" dedim ve aynen de görünen durum bu noktadaydı. Öncesinde bu kişilerin sıfatı aymaz, umursamaz iken bugün yaptığının suç olduğunu bile bile geri durmayanların adı önüne "utanmaz", "şuursuz" ve hatta belirli bir açıdan "hain"liği de eklemek mümkün. Ancak bir nokta var ki tavır alma aşamasında çoğu oltacının zor yaptığı, yapmaktan da kendince sebeplerle kaçındığı "işin (kişisel gereksinimlere dayalı) muhasebesi". Yani vazgeçilmez gibi gördüğümüz şey aslında; çoğunda oltacının kendisinin konuştuğu yarım saatlik "dükkan sohbetler"i ve içilen "birkaç bardak çay"ın hatırına ortada döneni görmezlikten gelmeye çalışmamız.
Oysa kendimizden sonrakilerin, çocuklarımızın hatırına saygımız, onların üzerimizde ki hakkının hükmüne inancımız olmadığı gibi tırıvırıyı kazanç kapısı görenlere karşı duyarsız ve tavırsız oluşumuz bizlerin yarınların muhasebesi konusunda ki beceriksizliğimizin camiamızda ki tezahürü bile sayılabilir.
Yazının devamına

editörden
Suy(umuz)u
daha ne kadar "öylesine" akıtacağız?
Dünyanın siyaset üstü gündeminde ilk konu artık "Küresel ısınma".
Birçoğumuzun henüz duymaya başladığı ancak tekrarına alışarak gereği ölçüsünde kavrayamadığı bu "sorun"un aslında 20 yıl öncesinden bugüne bir çok platform da kimbilir kaç kez anıldığını, o günlerde "olası" görülen bugün içinse "kaçınılmaz" olan sona dair bir çok eko-senaryonun yazıldığını bilmenin artık faydası yok. Peki ana haber bültenlerinin değişmez konu başlıklarından biri haline getirerek "bayağılaştırdığımız" bu sorun'umuzu artık herkesin bildiğini, durumdan haberdar olduğunu düşünürsek
büyüyen küresel sorunumuza karşı gelişen küresel farkındalığımız bir çözüm üretebilecek mi dersiniz? Son anına kadar her türlü kaynağını umarsızca sömürerek henüz alternatifini bile bulamadığımız gezegenimize kayıtsızlığımız ve onun kurulu düzeninde ki mızıkçılığımız daha ne kadar devam edecek? Yoksa (uzaktan hala mavi görünen) canlı küremizin biricikliğini, bizler için yeganeliğini herşeyin tükendiği nokta da mı fark edeceğiz? Kaçımız İklim değişikliğinin en önemli etkilerinin su varlığımıza dönük yaşandığının farkında?
Yazının devamına

www.oltaciyiz.biz platformundan
bu hafta seçtiklerimiz


oltacı ATLAS'tan haftanın balığı
ALABALIK
Salmo platycephalus, S. trutta macrostigma, S. trutta abanticus, Salmo labrax, Oncorhynchus mykiss
Bahadır ÇAPAR
 





     Su sıcaklığının oldukça düşük olduğu dağ derelerinden orta irtifalı platolarda yer alan suyu serin göllere kadar birçok farklı merada yayılım gösteren türlerin geneli için kullanılan bir isimdir alabalık. Esasen alabalıkgiller olarak tanımlanan türler tüm dünyada benzer özellikli alt türler ve farklı habitatlarda yaşayan genetik açıdan birbirine izole olmuş nasyonlar hesaba katıldığında halihazırda net olarak tür dağılımı ve ayırımı yapılamamış populasyonları barındırmaktadır. Bu çetrefilli durumu bir örnekle dile getirmem gerekirse aynı coğrafyada yaşayan bir alabalık türünün aynı bölgedeki iki farklı su kolunda yaşayan ancak birbirleri ile karışarak cinsel teması mümkün olamamış iki farklı popupasyonu arasında tamamen farklı türler gibi algılanmalarına neden olacak düzeyde renk ve desen çeşitlenmeleri gözlemlenebilir. Veya bu örnek tam tersi yönde geçerlilik taşıyarak aynı su kolunda birbiriyle yanyana yaşayan iki farklı türün bireyleri arasında neredeyse fark yok denilecek kadar benzerlikler görülebilir. Bu çerçeveden hareket edersek zaten temel vücut yapıları ve görünüm olarak birbirlerine oldukça benzeyen alabalık türleri öncelikle sahip
oldukları renk ve desen kompozisyonları ölçüsünde tasnif edilmeye çalışılır. Bu ise yukarıda verdiğim örnekte olduğu gibi bazı coğrafyalarda birbirine aşırı benzer farklı türlerin yada birbirinden olabildiğince farklılaşmış ama aynı türe giren lokal toplulukların ayırdında tek başına yetersiz kalabilen bir yöntemdir.
Konunun devamına

oltacı REHBER'den haftanın donamı
Tatlısu levreği için şamandıralı bırakma

Bahadır ÇAPAR 

bm beden misinası
0,30 mm tek filaman (monofilament)
km köstek misinası
0,25 mm tek filaman (monofilament)
f fırdöndü
referans: Mustad 77210 no.16 iki gözlü fırdöndü
i iğne
referans
: Mustad 35890 no.6
a ağırlık
2 adet 3 gr delikli misket kurşun veya şamandıranın sağlıklı olarak yüzdürebileceği kadar 1,80-1,95 gr aralığında "SSG" boy kıstırma kurşun
ş şamandıra
12-14 gr aralığında balsa/mantar şamandıra
ku köstek uzunluğu 50-70 cm
Akarsularda akıntının
kırıldığı ve zayıfladığı dirsek içlerindeki havuzlarda ve her türlü durgun su alanında verimli olarak kullanılır. Donamın atılabildiği mesafedeki su derinliği göz önünde bulundurularak köstek boyu değiştirilebilir. Yüzey altını ve orta suyu hedefleyen bu donamda vuruş şamandırayı batıracaktır. Yem olarak solucan gibi kara yumuşakçalarıyla, dere kayası, çöpçü balığı, taş ısıran gibi merada yer alan her türlü küçük yemlik balık (dubara) canlı yem olarak kullanılabilir. İğneye bağlanmış haldeki kösteğin boş ucu önce yemlik balığın galsamasından geçirilerek ağzından çıkarılır sonra fırdöndüye bağlanır.
Konunun devamına

 
İki günlük hava durumu tahminleri
Adana
Ankara
ADANA
ADANA
ANKARA
ANKARA

İstanbul
İzmir
ISTANBUL
ISTANBUL
IZMIR
IZMIR

Mersin
Antalya
MERSIN
MERSIN
ANTALYA
ANTALYA

Hatay
Çanakkale
HATAY
HATAY
CANAKKALE
CANAKKALE

 
     Bu ekranda yer alan veriler Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün yayınladığı elektronik tahmin raporlarından eş zamanlı olarak alınmaktadır. Detaylı sorgu için http://www.meteoroloji.gov.tr bağlantısını kullanabilirsiniz

oltacının GÜNLÜĞÜNDEN
 
 
Platform yapımcımız Bahadır ÇAPAR'ın kaleminden
Ilık bir yağmurdu yağan...
"..uzun olduğu kadar tenha rıhtımın sarı babaları yüzlerine kazınmış palamar izleriyle ıslak kel başlarına aldırmaksızın lodostan günbatısına dönen rüzgarın anlattıklarını dinleme gayretinde. Kırkıncı babayla kırk birinci babanın arasında muhabbet için yerleşmeye hazırlanırken günün başında kapanan havaya bakıp kamaralarından yeni yeni çıkan gemicilerin yüksek oktavdan hayasız söylenmelerine gülümsüyordum..."
Bu günceye

Yazarımız Aygün BAŞARIR'ın kaleminden
Mayısın son hafta sonu
"...bu tür noktaların deniz altında kalan bölümleri de hızla derinleşip lacivert sularla buluşurlar. Dolayısıyla taranacak derinlik seviyelerini ayarlamak 2 - 3mt sancak, iskele hareketleri ile kolaylıkla kontrol altına alınabilir. İşte bu tarz bir bölgede teknemizi stop edip teknenin 7,5 metrelik uzun cephesini rüzgâr altı bırakarak tekrar oltaları denize indirdik. Motor gürültüsü bitmişti, doğru ve denenmiş ağırlıkta ki kurşunlarla sırtı yapmaya devam..."
Bu günceye

Yazarımız Sezgin ERDEM'ın kaleminden
Duble Taş Hanisi
"...makineyi sarmaya çalışırken kalama açık olduğundan misina sağılmaya başlamıştı. Kofana diye düşünüyordum lakin sudan fırlayıp o meşhur kafa hareketini yapmıyordu Ucunda ki bir balıktı ama ne olduğunu anlayamamıştım. Kendini göstermiyordu ama misinamı ve beni epey zorluyordu..."
Bu günceye

Platform yapımcımız Bahadır ÇAPAR'ın kaleminden
Kısa bir Sudak kaçamağı...
"..önünde ki kayalıklardan ilk atışımı yaptım. Hafif olan yemin tabana inmesine müsade ederek düşük bir devirle makineyi sarmaya başlamış ve tahminen 3 metre kadar toplamıştım ki esaslı bir vuruşla "tam anlamıyla uyandım" . Gerçekten şanslı bir günümde olmalıyım diye gülümseyerek makineyi sarmaya başladığımda gelenin hiçte fena bir siklette olmadığını anlamıştım..."
Bu günceye

Yazarlarımız Mehmet B.ALGUR ve Yakup AKKAYA'ın kaleminden
Çok Mağdur Olduk...
"...akşamki sis sabah yoğunluğunu arttırmıştı, kerterizi bir evvelki gün GPRS e kaydettiğimiz güzergaha göre bulmaya çalışıyorduk ki olan oldu…. Daha bir evvelki gece sohbet konusu olduğunda "artık Sefa'ya (Mehmet ağabeyin oğlu ) hediye edersin" dediğim muhtelif dünya seyahatleri sırasında..."
Bu günceye

Yazarımız Tahir GÜRHAN'ın kaleminden
Kendi Rekorumu Kırdım
"...tek düşündüğüm kıyıdaki kamışlıkların arasından geçirip gözüme kestirdiğim sığ bir platformun üzerine çıkararak oradan balığı kıyıya almaktı. Balığın ilk tepkileri çok sertti hatta ambreyajı biraz gevşettim zira 0.12 ip nekadar dayanırdı bilmiyordum.Birkaç kaçış çabasından sonra balık kıyıya kadar gelmişti fakat kıyının sığlaşması balığı delirtmişti."
Bu günceye


İDPP program içeriğine

av & doğa son sayısı

     oltaciyiz.biz konusunda bir ilki daha hayata geçiriyor. Web üzerinden eş zamanlı video izlemeye olanak veren oltacıVİZYON servisimiz balık meraklılarının ilgisine sunulmuştur. Servis alanına



Creative Commons License
oltaciyiz.biz içeriğinde yer alan yazılı ve görsel nitelikteki her