 |
| Başlık |
Kapıdağ
Yarımadası |
| Yazar |
Volkan
ERTEM (Kapıdağ) |
| Tarih |
02
Nisan 2007 |
| Tanım |
Yerel
Tanıtım |
|
Oltacı
= Paylaşmak. Yani ben öyle düşünüyorum
veya öyle olmasını istemişimdir hep. Mudanya'da
balık tuttuğumuz çocukluk zamanları, hep
büyüklerimizin dibine oturur, hazırladığı
oltayı, yemi öyle bir merakla takip ederdik
ki. Etmekten öte pek çoğunun da canını
sıkmış olurduk, bir sürü soru. O öyle
mi olur, şöyle mi atayım. Sekiz, on yaşında
tuttuğumuzda istavrit.
Sonra ne olmaya başladı
bize bilmiyorum. İlerleyen yıllarda balığın
azalmasıyla bir bencilleşme başladı. Balığı
yakalayan nerde, nasıl, ne zaman yakaladığını
dünyanın en büyük sırrıymış gibi saklar
oldu. Hani oldu ya sorarsın balık nerde
diye o da dipten bir metre aşağıda veya
saçma sapan cevaplar dizisi… Veya tuttuğu
yerin tam tersini söyler. Mudanya tarafında
önce istavrit kayboldu. Çapari bitti.
Sonra izmarit merakı başladı çünkü istavrit
kolay yakalanıyordu ama bitmişti. Sonra
izmaritte azaldı. Bu seferde zarganaya
sardık. Bu arada şunu da söylemek istiyorum.
Zargana at çek oltacılığın en büyük örneklerinden
bir tanesidir. Harekete zargana bayılıyor
öyle değil mi? Sonra da kefalin puluna
bulaştık. Bulaştık hem de çok kötü, üstümüz
başımız kefal kokar oldu. Hevesimiz büyük
balık yakalamaktı. Balık azala azala bir
arayış içine giriyor insan ister istemez.
Bir gün iskelede kefal yakalarken bir
arkadaşım Erdek'te çok güzel balık meraları
olduğunu söylemesi beni kaşındırmaya başladı.
Muhakkak gitmeliydim, görmeliydim. Gideceğim
Erdek'ti ama bir köyün adresi verilmişti:
Doğanlar Köyü.
Erdek'ten sonra Ocaklar,
Narlı, İlhanlar, Küçük Ova, Büyük Ova
ve nihayetinde Doğanlar. Ocaklar'dan yol
ikiye ayrılıyor. Bu anlattığım kıyı yolu,
bir de dağ yolu var. Dağ yolundan giderseniz
direk Turanlar Köyü'ne gelirsiniz, oradan
da Doğanlar'a varırsınız. Yol her iki
taraftan da Ocaklar'dan sonra yol virajlıdır.
İyi ki virajlı. Virajlı oluşu bakirliğini
korumasına en büyük etkendir.
İlk gittiğimde tanıştığım balıkçı dostumla,
bizim Gemlik taraflarında yakalamayı hayal
bile edemediğim balıkları yakalaya başladım.
Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak aylarında
çinekop ve lüfer. Bununla birlikte alyanak
(çipura), karagöz ve işkine. Evet benim
gibi bir çinekop ve lüfer hastaları için
bulunmaz bir yer olmuştu. Çocukluğumun
balıkları benim için geri dönmüştü sanki.
Eğer oraları görmek ve balık tutmak isteyen
oltacı arkadaşlarım varsa yardımcı olmak
isterim.
Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında
istavrit, izmarit ve uskumru. Ekim, Kasım,
Aralık ve Ocak aylarında çinekop ve lüfer.
Şubat, Mart ve Nisan aylarında karagöz,
işkine, izmarit ve ispari. Köy'deki balıkçı
dostlarımız da balık tutmak isteyen oltacı
arkadaşlarımıza yardımcı olmak istiyorlar.
(Tekne ve konaklama) Eğer gitmek isteyen
oltacı arkadaşlarımız varsa telefon numarası
ve diğer konularda camianın en güzel forumu
oltacıFORUM'da yardımcı olmak isterim.
Tüm oltacı arkadaşların ilgisini bekliyorum.
Dediğim gibi bence Oltacı
= Paylaşmak'tır. Paylaşımın en güzel adresi
ise burasıdır.
|
 |
oltacı
GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart
oltaciyiz.biz site içeriği dışında
ki diğer yazılı ve görsel tüm medyanın
özgünlüğü ve kaynağı yazarının sorumluluğundadır.
oltaciyiz.biz sadece yazar tarafından
verilen "özgündür" bildirimine
dayanarak söz konusu medyayı süreli
şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu
bölümde yer alan yazılı ve görsel
nitelikteki her türlü medyanın yazarından
ve oltaciyiz.biz'den izin alınmaksızın
ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması,
çoğaltılması başka platformlarda
kullanılması / yayınlanması
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri
Kanunu hükümlerine bağlıdır.
|
|
|
 |
Bu
günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da
bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına  |
|