gizlilikoltacıya MEDYATEST OFİSİweb yayımı hakkındailetişim
oltacı ATLASoltacı REHBERoltacıdan çizgili ANSİKLOPEDİoltacının GÜNLÜĞÜoltacıFORUM
TIRIVIRI savaşıdere tepesizden gelenfly fishingfotoğraf yarışması
ana sayfaya git
Sayfaya girişiniz:
 
Başlık Levreklerin Dansı
Yazar Vedat ABAYOĞLU (Sivrice)
Tarih 03 Ekim 2006
Tanım Yerel Rapor
     Sabahları gün ışırken ve ben denize açılıyorken görüyordum onların dansını.Aslında biraz çekingenimdir. Öyle danslara falan pek katılamam. İllaki uygun kıyafetim olmalı hata yapmamak için de dansın inceliklerini iyice bellemeliyimdir.
İyice inceledim, kurallarını kafama yerleştirdim, enteresan bir iki figürüde ben ortaya koymaya karar verdim.Ve nihayet dansa katıldım. Alabalık avcısıyız ya bazen fly fishing'e heves ettiğimiz oluyordu. Ama kendi özel kamışı, makarası, misinası ile değilde başka bir yöntemle.Şöyleki; üstte oval, tıpalı, şeffaf bir şamandıra arkada 3 adet değişik yapay sinek. İçine su doldurulan şamandıra ağırlığı sayesinde meppsten daha ileri gidebiliyor şeffaflığı sayesinde de görünürlüğü azalıyor. Levrek gibi su üstü balesine meraklı ve de yerinde gayet akıllı olan alabalık bu taktiğe kanıyor ve yakalanıyordu.
Bu dansa böyle katılacaktım: 2,40 Shakespeare Ugly Stick Medium Action kamış, Stradic 5000 Shimano makara ve de 0,22 Yo-zuri açık yeşil misina. Avcı yeleğim, kamuflaj şapkam ve göbeğim. Hazırladığım donamın alabalık avında kullandığım donamdan tek farkı sinek yerine 6,5'luk silikon yemin dahil olması.
Dansa çok hızlı girdim. Suyun dalgalı ve hafif bulanık olması ilk anlarda ki heyecanımla yaptığım ufak hataları örttü, göze batmadı ve donamım kabul gördü. İlk beş atış, dört vuruş, iki takla ve iki pistten alınış. Arkadan kuvvetli sağanak altında bir sigarayla geçiştirilen kısa ara. Dansa devamlı katılmamalısınız. Öyle figürlerinizi hemen bellememeli, öğrenmemeliler. Kısa aranın ardından dansa devam ve sonuçta sekiz güzeli tavlama. Kıskançların paldır küldür ortaya atılması bale yapılırken horon tepmeye başlamaları ve güzellerin geri kalanlarının ürküp sessizce ortadan kaybolmaları.
Akşam üstü tekrarlanacak dansa tabii ki katılacaktım. Ama bu sefer üşendim ve hala aynı figürlerimin geçerli olacağını sandım. Gene de üçünü kandırdım ve pistten aldım, bir kuytuda öptüm, sevdim, sarmaladım ve kaldırdım. Dansın son serisinde baş balerinde tekniğime kanıp takımıma yapıştı. Belki de hayatımın en güzeli olan gayet çevik, kuvvetli öyle Stradic falan pek dinlemeyen, Yo-zuri filan iplemeyen bu prensesin pistten alınmaya kolay kolay razı olacağı yoktu. Uğraştım, didindim, aslında biraz da yalvardım ama faydası olmadı. O kalın çapa iplerinin arasını tercih etti. Geri çeviremedim, daha da hırslandı bir diğer halata da gözünü dikti ve başardı. Hava kararmış gibiydi. Ne yapmalıydım? Bundan on sene evvel olsaydı elbise falan dinlemeden hoyratça peşinden suya atlar ve onu yapıştığı halattan söker alırdım. Ah şu göbek bir de başımın belası cep telefonu.
Kahveye koştum. Kimsecikler yoktu. Kadir gecesi ya ibadette idiler. Faydasız geri döndüm. Tekneye atladım. Onlarca halatın üstünden, altından geçip kamışı bıraktığım kıyıdan alırken kayaya tosladım, kıç üstü oturdum. Son bir gayretle kalktım yeniden kamışı aldım, halatlarla tekrar boğuşup bıraktığım o güzelin tam üstüne geldim. Çuvala kız koyup kaçırır gibi kepçeyi tepesine geçirip güya alacaktım. Neredeee! Fırladı, zıpladı ve silikonumu nazikçe halata yapıştırıp süzüldü gitti. Tekne oturmuştu çaresiz suya girdim. Kurtardım da. Madem ki suya girecektin be adam neden baştan girmedin! Ha dedim cep telefonu. Bir evvelini zaten suya verdimdi Kıyamamıştım bu da giderse ne yapardım? Nah üçüncüsünü alabilirdim. O gece sabahı zor ettim. Sabah ki dansa katıldım. Yorgundum üzgündüm. Figürlerim bu kez pek kabul görmedi. Bir yeni yetme ufaklıkla evde kalmış göbekli birini genede razı ettim ve pistten aldım. Bir gün evvel ki ufaklıklar gibi onuda suya, dünyasına iade ettim. Şişkoyu balık tasmama astım, sallaya sallaya kahvenin yolunu tuttum. Ha birden aklıma geldi içeri girmedim, horoncuları uyandırmadım, arabaya atladım evin yolunu tuttum. Bu sefer evvel ki güzelleri dağıttığım evleri pas geçip eve, hanıma teslim ettim şişkoyu. Pekte güzelmiş ızgarası şöyle sulu sulu, lüferi anımsatan tadıyla...

     Benden işte bu kadar profesyonel olur. Güzelleri hoyratça istifleyen Manav Şevkiye vermedim bu kez. Onları layikiyle karşılayacak komşularıma hediye ettim.

Not: Levreklerin dansına az birşey kaldı. Hazırım ve gidiyorum işte.

oltacı GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart oltaciyiz.biz site içeriği dışında ki diğer yazılı ve görsel tüm medyanın özgünlüğü ve kaynağı yazarının sorumluluğundadır. oltaciyiz.biz sadece yazar tarafından verilen "özgündür" bildirimine dayanarak söz konusu medyayı süreli şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu bölümde yer alan yazılı ve görsel nitelikteki her türlü medyanın yazarından ve oltaciyiz.biz'den izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması başka platformlarda kullanılması / yayınlanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine bağlıdır.

© www.oltaciyiz.biz
yazarın kaleminden
Diğer Günceler

        [kronolojik sırayla listelenmektedir]


fotoğraf-1
Bu günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına
   
 
                            yayınımız şu ana kadar oltacıTRAFFIC kez ziyaret edildi
javascript hit counter