 |
| Başlık |
Kepçesiz
bir turna avı |
| Yazar |
Mustafa
ÜNALAN (Ankara) |
| Tarih |
06
Kasım 2006 |
| Tanım |
Yerel
Rapor |
|
Bir
süredir gitmeyi düşündüğüm turna avını,
Ankara'lı usta bir balıkçı büyüğüm ile biraz
da şartları zorlayıp gerçekleştirebilme
imkânı bulabildim. Aramızdaki çeyrek asra
yaklaşan yaş ve usta-çırak farkına rağmen
aynı sevinç ve heyecanı taşıyarak, avludan
bahçeye çıkıveren bir çocuk sevinciyle düştük
yollara. Ankara'ya oldukça yakın bir mesafede,
dağların, ormanın ve yüksek sisli tepelerin
arasından, gecenin karanlığında su kenarına
inmeye çalışırken değerli büyüğümün kanayan
bir yarasını gizler gibi bu avlağı niçin
özenle sakladığını da sorgulama imkânı bulabildim.
Bu nedenle oltaciyiz.biz'de ki bu ilk güncemde,
avlak dışında av'a ait tüm bilgileri özetlemeye
çalışacağım.
Hava aydınlanırken su kenarında olma düşüncemiz
yaklaşık yarım saat gecikmeyle gerçekleşirken
yolda kepçeyi unuttuğumu fark etmem bir
miktar canımızı sıksa da yüksek bir tepeden
su üzerindeki oynakları görmemiz sevincimizi
ve heyecanımızı arttırdı. Bulunduğumuz tepede
heyecanımıza yenik düşmeden sakin bir şekilde
olta takımlarımızı hazırlayıp, kasık çizmelerimizi
giyerek mümkün olan en az malzemeyle yaklaşık
15 dakikada su kenarına inebildik. Ava,
Ugly Stick marka 2 mt boyundaki iki parça
kamış, 30'luk bir makine, 0,26 mm Asso Double
Strength misinadan oluşan bir takımla başladım.
Takımın ucunda bu avlakta çok iyi sonuç
aldığı bilinen Sure Catch marka,11 cm boyunda
iki parça rapala vardı. İlk yarım saat vuruş
alamayınca kaşık denemeye karar vererek
bir önceki hafta aynı yerde iyi sonuç verdiğini
öğrendiğim sarı zemin üzerine kırmızı benekli
11,3 gramlık Cleo kaşığı kullanmaya karar
verdim. İlk atışımı yapıp makarayı sarmaya
başlar başlamaz ilk turnanın vuruşuyla karşılaştım.
Sakin bir şekilde balığı kıyıya yanaştırırken
balığı kıyının hangi bölgesinden nasıl almaya
çalışacağımıza da karar verdik. Kamışla
kıyıdan 2-3 metre geriye giderek balığı
istediğimiz noktaya getirdiğimde ustam balığın
yanından suya girerek karaya çıkarmaya çalışacaktı
ki yaklaşık 60 cm'lik turna büyük bir çırpıntıyla
görecek günüm var daha dercesine kaşığımızı
bize bırakarak geldiği sulara geri döndü.
Ustam ile birbirimize bakıp kısa bir süre
bir şey konuşmasak da sanıyorum ikimizin
de aklında kepçe vardı. Olur böyle şeyler
dedik devam ettik.
Saat
9 gibi ustamın ilk vuruşunu almasıyla (Cleo
bakır rengi) önceden ikimizin arasında durmasını
tasarladığımız kepçenin yokluğunu hissettirmeme
düşüncesiyle hemen yanına koştum. Yine balığı
kıyıdan alacağımız en uygun yeri tespit
ettik. Turna bir karışlık derinlikteki mesafeye
getirildiğinde yanından usulca suya girip
kasık çizmesinin yardımı ile tek bir harekette
kıyıya fırlatmayı başarabildim. Turnayı,
kıyıya alış seklimizden üzüntü duysam da
kepçe (!) görevini yerine getirmişti. Saat
9:30 civarında ustamın ikinci turnasını
da aynı şekilde almayı başarabildik. Daha
umudumu yitirmemişken saat 10 civarı benim
kaşığa (Cleo-yeşil beyaz) vuran turnayı
da kıyıya almayı başarabildik.
Kıyıya getiremediğimiz sonuçsuz pek çok
vuruş almamıza rağmen önceki haftalarda
aynı yerde alınan ve bizim yaklaşık 60 cm.lik
turnaların yanında çocuk gibi kalacağı devasa
turnalardan denk gelmeyeceği saat 11 gibi
sert bir rüzgârın çıkmasıyla anlaşıldı.
Su üzerindeki büyük oynaklar bir anda kaybolup
vuruşlar kesilince saat 12 gibi avı bırakmaya
karar verdik. Aslında ustam beni büyük turnalardan
biriyle tanıştıramamış olmaktan duyduğu
üzüntüden ötürü nazikçe ava devam etmeyi
önerse de zorlu olan dönüş yolunun yağmur
yağarsa bizi sıkıntıya düşürmemesi için
dönmeliydik. Bu noktada avı bırakmanın daha
doğru olacağına karar vererek bir sonraki
avın hayaliyle dönüş hazırlıklarına başladık.
Sevgi ve Saygılarımla.
|
 |
oltacı
GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart
oltaciyiz.biz site içeriği dışında
ki diğer yazılı ve görsel tüm medyanın
özgünlüğü ve kaynağı yazarının sorumluluğundadır.
oltaciyiz.biz sadece yazar tarafından
verilen "özgündür" bildirimine
dayanarak söz konusu medyayı süreli
şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu
bölümde yer alan yazılı ve görsel
nitelikteki her türlü medyanın yazarından
ve oltaciyiz.biz'den izin alınmaksızın
ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması,
çoğaltılması başka platformlarda
kullanılması / yayınlanması
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri
Kanunu hükümlerine bağlıdır.
|
|
|
 |
Bu
günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da
bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına  |
|