 |
| Başlık |
Levrek
Rüzgârları-4
|
| Yazar |
M.Tahir
GÜRHAN (Saros) |
| Tarih |
25-26
Ağustos 2007 |
| Tanım |
Yerel
Rapor |
|
Ağustosun
sonuna geldik daha doğru düzgün bir lodos
yapmadı. Halbuki kuzey yönlü rüzgarlar hem
aşırı sıcağı keser hem de Levrek avlağımı
otlardan temizler. Ama artık trofe sinoların(*)
zamanı geliyor ve sıcak lodos akıntıları
yiyintileri, beraberinde de sinoları getirecek.
İnsanoğlu nankör ne güzel levrek avlıyorsun
daha ne...? Olmaaaaz illa da sinarit zamanında
sinarit tutmak lazım. Hatta ve hatta sabah
levrek öğleden sonra sino işin ideali. Daha
iyisi Şam'da kayısı.
Hafta arası hava tahmin siteleri arasında
mekik dokurken cumadan itibaren kuzey rüzgarlarını
görmüş ve hesaplarımı yine levrek ağırlıklı
avlanmaya göre yapmıştım. Yine hafta arası
birkaç arkadaşımdan gelen haberler iri levrek
olduğu ancak büyük sinoların henüz bizim
mekanları şenlendirmediği şeklindeydi. Aslında
tercih et deseler ayırt edemeyeceğim iki
av levrek ve sinarit. Belki ince takım ve
kurşunsuz avlandığım için levrek daha zevkli
gibi gelse de dev haramilerin kafa atışları
insanın aklını başından almıyor mu? Yani
ikisi de olmazsa olmazlardan...
Bu ruh haliyle cuma gecesi mecburen kefal
yakalamak gerekli ancak yok yok yok... Neredeyse
ilarya tutmak levrek tutmaktan daha zorlaştı.
Derede balıkçı bir arkadaşım ağ atıyor ben
kıyılarda serpme atıyorum yinede balık yok.
Sonunda iki adet kefal, bir adet iri tekir
ve üç dört tane ispariden oluşan levrek
yemi menümü alıp cumartesi sabah ava başlıyorum.
Yem az olunca kıymetli. Takımın birine kefali
diğerine ispariyi takıyorum.İlk yarım saatin
sonunda acaba ne oldu iri balıklar nerede
demeye başlıyorum. Sanki istavrit tutuyorum
da hemen gelecek gelmedi mi ne oldu... Tabii
ki bunda sadece hafta sonu avlanmak ve bunu
zamana sıkıştırmak gibi streslerden arınmak
lazım. Veya cumartesi pazarın günlerini
uzatmak gibi hokkabazlıklar lazım.
Balığın yerini tespit için kefalin kuyruğunun
çekiştirildiği noktalarda 6,5 cm Yozuri
yapay ve 14 cm kurt çekerek kefali de livarda
dinlendirerek devam ettim. Bizim kefalin
kuyruğunu çekiştiren 4 adet ispendek geçici
olarak livardaki yerlerini aldılar. Dördü
de yozuriye bayılmıştı anlaşılan... Hemen
hemen aynı bölgede vuruşların yoğunlaşması
üzerine sabırla bölgeyi taramak gerektiğine
karar verdim. Tekrar takımlar değiştirildi
ve ilarya geçici ikametgahından denize kavuştu.
Ve kısa bir süre sonra kefalin kaçma hareketleri
kamışın ucunda bana sinyal vermeye başlamıştı
ki günün ve haftanın mana ve ehemmiyetini
anlatacak esas konuşmacı kürsüdeki yerini
almıştı. Cırlayan takım bükülen kamış ve
artık darbenin şiddetinden esas oğlanın
kilosunu tahmin beni heyecanlandırmıştı.
10 dakikalık kaçışlar ve her seferinde tornistanlarla
cevabını vermem sonucunda istemese de kepçeyle
tanışmış ve benim suratımı pişmiş kelle
gibi sırıtır bir hale getirmişti. 24 cm
lik ilarya ta kursağa kadar girmişti...
Bir saat kadar sonra takımın tekrar cırlaması
son kefalime hayır diyemeyen daha genç bir
arkadaşıyla kader birliği etmesini sağlamıştı.
Kuzeyden gelen hava şiddetini arttırmış
son kalan iri tekirimin de lüfer tarafından
kesilmesi cumartesi avının bittiğini ilan
ediyordu. Livarda ki ispendekler büyümek
üzere geri salındığında diğer abilerinden
daha şanslı oldukları kesindi.
Pazar sabahı için yaptığım yoğun koşuşturmalar
sonuç vermiş 5 adet ilarya livardaki yerlerini
almışlardı. Dün çok keyifli trofe avcılığı
yaptığım için Pazar gününden açıkçası çok
ümitliydim. Sabah erkenden iki kefalde suda
dolaşmaya başlamıştım ki oda ne? Daha 5
metre gitmeden takımlar ot dolmuş kefaller
pos bıyıklı hale gelmişlerdi. Eyvah gece
dip akıntılarıyla tüm kıyılar ot dolmuştu.
Bunun Türkçe tercümesi levrek hayal olmuştu.
Her gün sabah başlayan kuzey rüzgarı kıyıları
temizler bende daha sonra avlanırım düşüncesi
saat 10:00 gibi başlayan lodos esintisiyle
hayal oldu. Tüm gün boyu rüzgar yön değiştirip
durdu. Saat 14:00 gibi eve dönüp biraz dinlenmeye
ve akşam postası sinarite gezmeye karar
verip kendimi muhteşem bir öğle uykusunun
kollarına atmış ve yatarken de oğlumdan
akşam 5-6 gibi beni uyandırmasını rica etmiştim.
Zira akşam baba oğul çıkıp sinoya gezecektik.
Saat tam 18:00 de takımlar suda zargana
arıyorduk. Bugün zargana bile nazlanıyor
derken iki zargana livara girmişti. Önce
32 metre taşlarını kontrol etmiş ardından
daha sığ suları taramaya başlamıştık. Saat
19:30 da takımın boşalması yerimden zıplattı
fakat cırlama 4-5 saniye sürmüş ve durmuştu.
Zargananın kuyruk kısmındaki diş izleri
iğnenin 2 mm arkasındaydı. Maalesef hem
balık kaçmış hem de zaten iki adet olan
zarganamın biri ölmüştü.İkinci zarganayı
takıp geniş daireler çizerek aynı noktada
dolaşırken hayatta duymaktan en çok keyif
aldığım cırıltı senfonisi başlamış ve bu
sefer devam etmekteydi.Yavaşça vurulan tasma
karşılığında şık kafa vuruşları. Çıkrığın
ayarını yapıp dostumuzu kısa bir yolculuktan
sonra tekneye kadar getirmiş ve oğlumda
kepçeye sokmuştu.
Teknedeki pişmiş kelle sayısı iki olmuştu.
Daha nasıl olmasın ki 3,5 kg levrek 2,2
kg sino. Daha da önemlisi oğlumla birlikte
avlanmak. Allah herkese nasip etsin. Bol
balıklı ve sağlıklı günler dilerim.
* Yazarımız sinarit
için kısaca "sino" ifadesini kullanmaktadır.
|
|
 |
Bu
günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da
bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına  |
 |
oltacı
GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart oltaciyiz.biz
site içeriği dışında ki diğer yazılı ve görsel
tüm medyanın özgünlüğü ve kaynağı yazarının
sorumluluğundadır. oltaciyiz.biz sadece yazar
tarafından verilen "özgündür" bildirimine
dayanarak söz konusu medyayı süreli şekilde
yayımlama haklarına sahiptir.Bu bölümde yer
alan yazılı ve görsel nitelikteki her türlü
medyanın yazarından ve oltaciyiz.biz'den izin
alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması,
çoğaltılması başka platformlarda kullanılması
/ yayınlanması
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
hükümlerine bağlıdır.
|
|