gizlilikoltacıya MEDYATEST OFİSİweb yayımı hakkındailetişim
oltacı ATLASoltacı REHBERoltacıdan çizgili ANSİKLOPEDİoltacının GÜNLÜĞÜoltacıFORUM
TIRIVIRI savaşıdere tepesizden gelenfly fishingfotoğraf yarışması
ana sayfaya git
Sayfaya girişiniz:
 
Başlık Kendi Rekorumu Kırdım
Yazar M.Tahir GÜRHAN (Bolu)
Tarih 29 Nisan 2007
Tanım Yerel Rapor
     Değerli dostlar, cumartesi öğleden sonra İstanbuldan eşimle yola çıktık. Akşam üstü Ankara'dan gelen dostlarımızla buluştuk.İrfan kardeşim eşiyle birlikte gelmişlerdi. Cumartesi akşam avında birşey yapamadık ve akşamı göl kıyısında bol sohbet ve bol şarapla tamamladıktan sonra kendimi sabah erken kalkmak için uykuya teslim ettim.
Saat 05:00 cep telefonunun alarmı zifir karanlık gecede yarım saat sonra 8 km ötedeki Abant gölü kıyısında yerimi almam ve yer yüzünün en harika yaratıklarından biri olan Abant alalarına olta atmam için vaktin geldiğini bildiriyordu.Bütün bir hafta bu anı beklediğim için kaldığımız pansiyondan çıkmam ve Ankaradan gelen can dostum İrfanı’da apar topar arabaya tıkmam 15 dakkamı almıştı.Cumartesi öğleden sonrası tüm çabalarımız sonuçsuz kalmış tek balık bile alamamıştık birazda bundan dolayı hırslanmıştım.
Yemli oltamı solcanla yemlemiş ve takımın başında oturup esas işi bitirecek olan 0-18 gr atarlı iki parça kamışımı ve 0.12 ip sarılı Daiwamı güne hazırlıyordum. Abant'ta koruma altında olduklarının bilinciyle eş tutmuş ördekler kafamızın birkaç metre üstünden geçerek doyulmaz gösteriler sunuyorlardı. Bu arada İrfan tüm çabalarıma rağmen "hocam ben seni seyretmeye geldim" deyip inatla kaşık takımını hazırlamıyordu. Aradan geçen bir saatlik süreçte ne dip takımlarına nede benim 16 gr DAM kaşığıma hiç itibar yoktu. Artık bende yahu ne oldu bu alalara filan demeye başlamıştım ki incecik kamışın aldığı dairesel form ve de Daiwanın ambreyaj sesleri beni kendime getirdi. İnaılmaz bir güç incecik kamışa biniyor oradan makinenın kaliteli olmasının ne kadar önemli olduğunu bana hatırlatarak ipi cızlatıyordu. İçimden bu balığı istiyorum diye düşünürken bir yandanda "İrfan kepçe!" diye bağırdım. İrfan deli gibi etrafa bakıp kepçenin arabada olduğunu söylediğinde gidip getirmek ne onun ne de benim aklıma gelmemişti. Tek düşündüğüm kıyıdaki kamışlıkların arasından geçirip gözüme kestirdiğim sığ bir platformun üzerine çıkararak oradan balığı kıyıya almaktı. Balığın ilk tepkileri çok sertti hatta ambreyajı biraz gevşettim zira 0.12 ip nekadar dayanırdı bilmiyordum.Birkaç kaçış çabasından sonra balık kıyıya kadar gelmişti fakat kıyının sığlaşması balığı delirtmişti. Birkaç muhteşem takla attı. Fakat penseyle daha sonra zor çıkarttığım 3 lü iğne çene kemiğine çok sağlam oturmuştu. Kamışa daha fazla yük bindirmemek için kasık çizmeleriyle biraz suya girip balığın arkasına dolaşmıştım. Kıyıya doğru zorladığımda balık son taklasını kıyıya yapmış bende üstüne kapanmıştım. Parmaklarımı galsamasına geçirdiğimde bir daha kepçesiz tuvalete bile gitmemeye yemin ediyordum. Elimde neslinin en güzel örneklerinden biri olan muhteşem bir trofe tutarken dünyada bundan daha güzel bir duygu olabilirmi diye düşünüyordum.
Balık daha sonra dijital tartıda 2.950 gr geldi boyu da 60 cm. Balığımızı sevip öpüp, defalarca çıkartıp bakarak biraz vakit geçirdikten sonra oltaya devam ettik. Uzun süre vuruş olmadı. Bu arada ilk işim gidip arabadan kepçeyi getirmek oldu. Aşırı soğuktan üşüyen İrfan arabaya ısınmaya gittiğinde saat 08:00 olmuştu. Biraz mola vermem lazım diye düşünürken yine kamışın bükülmesiambreyajdan yükselen fren sesi derken ilki kadar olmasa da keyifli bir mücadele sonrası kiloluk bir ala daha kepçeye girmişti. Arabadan ısınıp geri dönen İrfan "...oğlum seni yalnız bırakmaya gelmiyor" dediğinde keyiften hoşaf gibi olduğumdan söylenen her şey melodi gibi geliyordu bana. Günün kalanında keyifli bir Abant pikniği yapıp bu arada solucana gelen 22 cm'lik alayı maalesef zedelendiği için geri bırakamadan sepete yerleştirip günü tamamladık.
Haftaya Saros'mu olur Abant'mı bilemiyorum ama Allah'tan bir engel olmadıkça balıkta olacağım kesin. Ellerim ayaklarım tuttuğu sürece hep balıkta, hep oltaciyiz.biz'de...

oltacı GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart oltaciyiz.biz site içeriği dışında ki diğer yazılı ve görsel tüm medyanın özgünlüğü ve kaynağı yazarının sorumluluğundadır. oltaciyiz.biz sadece yazar tarafından verilen "özgündür" bildirimine dayanarak söz konusu medyayı süreli şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu bölümde yer alan yazılı ve görsel nitelikteki her türlü medyanın yazarından ve oltaciyiz.biz'den izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması başka platformlarda kullanılması / yayınlanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine bağlıdır.

© www.oltaciyiz.biz
yazarın kaleminden
Diğer Günceler

        [kronolojik sırayla listelenmektedir]


fotoğraf-1

fotoğraf-2

fotoğraf-3
Bu günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına
   
 
                            yayınımız şu ana kadar oltacıTRAFFIC kez ziyaret edildi
javascript hit counter