Değerli
dostlar, cumartesi öğleden sonra İstanbuldan
eşimle yola çıktık. Akşam üstü Ankara'dan
gelen dostlarımızla buluştuk.İrfan kardeşim
eşiyle birlikte gelmişlerdi. Cumartesi akşam
avında birşey yapamadık ve akşamı göl kıyısında
bol sohbet ve bol şarapla tamamladıktan
sonra kendimi sabah erken kalkmak için uykuya
teslim ettim.
Saat 05:00 cep telefonunun alarmı zifir
karanlık gecede yarım saat sonra 8 km ötedeki
Abant gölü kıyısında yerimi almam ve yer
yüzünün en harika yaratıklarından biri olan
Abant alalarına olta atmam için vaktin geldiğini
bildiriyordu.Bütün bir hafta bu anı beklediğim
için kaldığımız pansiyondan çıkmam ve Ankaradan
gelen can dostum İrfanı’da apar topar arabaya
tıkmam 15 dakkamı almıştı.Cumartesi öğleden
sonrası tüm çabalarımız sonuçsuz kalmış
tek balık bile alamamıştık birazda bundan
dolayı hırslanmıştım.
Yemli oltamı solcanla yemlemiş ve takımın
başında oturup esas işi bitirecek olan 0-18
gr atarlı iki parça kamışımı ve 0.12 ip
sarılı Daiwamı güne hazırlıyordum. Abant'ta
koruma altında olduklarının bilinciyle eş
tutmuş ördekler kafamızın birkaç metre üstünden
geçerek doyulmaz gösteriler sunuyorlardı.
Bu arada İrfan tüm çabalarıma rağmen "hocam
ben seni seyretmeye geldim" deyip inatla
kaşık takımını hazırlamıyordu. Aradan geçen
bir saatlik süreçte ne dip takımlarına nede
benim 16 gr DAM kaşığıma hiç itibar yoktu.
Artık bende yahu ne oldu bu alalara filan
demeye başlamıştım ki incecik kamışın aldığı
dairesel form ve de Daiwanın ambreyaj sesleri
beni kendime getirdi. İnaılmaz bir güç incecik
kamışa biniyor oradan makinenın kaliteli
olmasının ne kadar önemli olduğunu bana
hatırlatarak ipi cızlatıyordu. İçimden bu
balığı istiyorum diye düşünürken bir yandanda
"İrfan kepçe!" diye bağırdım.
İrfan deli gibi etrafa bakıp kepçenin arabada
olduğunu söylediğinde gidip getirmek ne
onun ne de benim aklıma gelmemişti. Tek
düşündüğüm kıyıdaki kamışlıkların arasından
geçirip gözüme kestirdiğim sığ bir platformun
üzerine çıkararak oradan balığı kıyıya almaktı.
Balığın ilk tepkileri çok sertti hatta ambreyajı
biraz gevşettim zira 0.12 ip nekadar dayanırdı
bilmiyordum.Birkaç kaçış çabasından sonra
balık kıyıya kadar gelmişti fakat kıyının
sığlaşması balığı delirtmişti. Birkaç muhteşem
takla attı. Fakat penseyle daha sonra zor
çıkarttığım 3 lü iğne çene kemiğine çok
sağlam oturmuştu. Kamışa daha fazla yük
bindirmemek için kasık çizmeleriyle biraz
suya girip balığın arkasına dolaşmıştım.
Kıyıya doğru zorladığımda balık son taklasını
kıyıya yapmış bende üstüne kapanmıştım.
Parmaklarımı galsamasına geçirdiğimde bir
daha kepçesiz tuvalete bile gitmemeye yemin
ediyordum. Elimde neslinin en güzel örneklerinden
biri olan muhteşem bir trofe tutarken dünyada
bundan daha güzel bir duygu olabilirmi diye
düşünüyordum.
Balık daha sonra dijital tartıda 2.950 gr
geldi boyu da 60 cm. Balığımızı sevip öpüp,
defalarca çıkartıp bakarak biraz vakit geçirdikten
sonra oltaya devam ettik. Uzun süre vuruş
olmadı. Bu arada ilk işim gidip arabadan
kepçeyi getirmek oldu. Aşırı soğuktan üşüyen
İrfan arabaya ısınmaya gittiğinde saat 08:00
olmuştu. Biraz mola vermem lazım diye düşünürken
yine kamışın bükülmesiambreyajdan yükselen
fren sesi derken ilki kadar olmasa da keyifli
bir mücadele sonrası kiloluk bir ala daha
kepçeye girmişti. Arabadan ısınıp geri dönen
İrfan "...oğlum seni yalnız bırakmaya
gelmiyor" dediğinde keyiften hoşaf
gibi olduğumdan söylenen her şey melodi
gibi geliyordu bana. Günün kalanında keyifli
bir Abant pikniği yapıp bu arada solucana
gelen 22 cm'lik alayı maalesef zedelendiği
için geri bırakamadan sepete yerleştirip
günü tamamladık.
Haftaya Saros'mu olur Abant'mı bilemiyorum
ama Allah'tan bir engel olmadıkça balıkta
olacağım kesin. Ellerim ayaklarım tuttuğu
sürece hep balıkta, hep oltaciyiz.biz'de...
oltacı
GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart
oltaciyiz.biz site içeriği dışında
ki diğer yazılı ve görsel tüm medyanın
özgünlüğü ve kaynağı yazarının sorumluluğundadır.
oltaciyiz.biz sadece yazar tarafından
verilen "özgündür" bildirimine
dayanarak söz konusu medyayı süreli
şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu
bölümde yer alan yazılı ve görsel
nitelikteki her türlü medyanın yazarından
ve oltaciyiz.biz'den izin alınmaksızın
ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması,
çoğaltılması başka platformlarda
kullanılması / yayınlanması
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri
Kanunu hükümlerine bağlıdır.