 |
| Başlık |
Uçan
bir kofanamı gördüm ne! |
| Yazar |
Kubilay
KARSLI (İskenderun) |
| Tarih |
2
Kasım 2006 |
| Tanım |
Yerel
Rapor |
|
Merhaba;
bende oltacıyım hem de en heveslilerinden
diyerek oltaciyiz.biz günlüklerinde yazdığım
bu ilk hikayemde sizlere heyecanlı bir kofana
avımı anlatmak istiyorum.
Şubat ayının sonlarına doğru kofananın çıktığı
haberi gelmeye başlamıştı. Bazı arkadaşlar
canlı zargana yada kefalle kofana almaya
başladı. Bizde (Ufuk ve Ben) kofana zamanı
kullanacak olduğumuz zarganaları (en küçüğü
80 cm) buz dolabına stoklamıştık. Zarganalar
nereden geliyor derseniz, ocak sonunda ve
şubat başlarında ömrümde yakalamadığım kadar
zargana yakaladık. Bunların hikayesini Ufuk'un
(yayınbaba) yazılarında görebilirsiniz.
Arkadaşım
Ufukla planımızı yaptık. Cuma akşamı gidiyoruz.
Lakin zargana atıp çekmekten çok karides
ile sargos, çipura vs. avına gideceğiz.
Lazım olur diye yanımıza ikişer adet donmuş
zarganada alalım dedik. Akşam saat 20:30
gibi av sahamıza doğru yola çıktık. Ufuk
zargana atıp çekelim diyor, bense daha kofana
az genelde sarıkanat var, nisan-mayısta
coşarlar diyordum.
Saat
21:00 civarı av sahamıza vardık. Ben hemen
vakit kaybetmeden zargananın birinden fileto
çıkartıp, kurşunlu dip oltamı orfoz için
yatırdım. Ufuk'ta çipura oltasını çıkarıp
çalışmaya başlamıştı. Karidese pek bir şey
vurmuyordu. Ama su üzerinde bir hareketlilik
bir kıpırdanma fark ediliyordu. Arkadaşım,
zargana atıp çekelim, kofana var galiba
diyordu. Haklısın dedim ve kalan diğer zarganamı
çelikli oltama güzelce bağladım. Makaralı
oltamla atıp çekmeye başladım. İleri fırlatıp
30-60 sn arası biraz batmasını bekleyip,
makarayı sarıyorduk. Zargananın peşine iki
tane kofananın geldiğini gördüm ama vurmadılar.
Derken ufuktan bir çığlık koptu. "Vurdu
vurdu" diye heyecanla bağırdı. Oltasını
çektiğinde morali çok bozuldu. Zargananın
kafa ve kuyruk tarafı duruyordu. Orta kısmını
komple almış ve oltaya takılmamıştı. O diğer
zarganayı bağlarken ben atıp çekmeye devam
ettim. Her çekmemde yemin peşinden saldırırcasına
kofana geliyor ama vurmuyordu. Bende kıyıya
yaklaştığı anda çekmeyi bırakıp zarganayı
suyun yüzünde serbest bıraktım. Zargana
dalga ve benim küçük kamış hareketlerimle
suyun yüzünde hareket ediyorken kofana yanına
geldi. Zarganaya dokunup geri gidiyor ve
tekrar geri geliyordu. Ben kofana ile bu
şekilde 1,5 - 2 dakika uğraştım. Nihayet
kofana zarganaya ortadan yapıştı ve ben
kamışı aşağı doğru eğdim. İnanması zor ama
tam iğnenin olduğu yeri almış gidiyordu.
Yaklaşık 10 mt. Sonra kamışı zımbalarcasına
kaldırdım. Ama kalkmadı. Yavaş yavaş sararak
kıyıya getirdim. Attığım yer kayalık bir
mevki sürüyerek çıkartma şansım yok. Kepçede
yok. Kofanayı uçarcasına havalandırarak
arka tarafıma düşürdüm. Unutulmaz bir andı.
Ufukla hep hatırladıkça güleriz. "Uçan bir
kofanamı gördüm ne...".
Kofanam
55 cm. civarında 1,5 kg ağırlığındaydı.
O gün ufuğun oltasına 3 kez vurdu. Oltadan
geriye kalan zargana parçalarını da attı.
Onlara da vurdu. Aksiyonu yüksek bir gece
olmasına rağmen başka balık alamamıştık.
Daha sonraki aylarda 2,5 - 3,5 kiloluklarını
yakaladık. Ama o gece hem aksiyon olarak
hem yakalayış biçimim açısından unutulmazdı.
Tüm oltacı dostlarımıza İyi günler dilerim.
Avınız bol olsun.
|
 |
oltacı
GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart
oltaciyiz.biz site içeriği dışında
ki diğer yazılı ve görsel tüm medyanın
özgünlüğü ve kaynağı yazarının sorumluluğundadır.
oltaciyiz.biz sadece yazar tarafından
verilen "özgündür" bildirimine
dayanarak söz konusu medyayı süreli
şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu
bölümde yer alan yazılı ve görsel
nitelikteki her türlü medyanın yazarından
ve oltaciyiz.biz'den izin alınmaksızın
ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması,
çoğaltılması başka platformlarda
kullanılması / yayınlanması
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri
Kanunu hükümlerine bağlıdır.
|
|
|
 |
Bu
günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da
bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına  |
|