gizlilikoltacıya MEDYATEST OFİSİweb yayımı hakkındailetişim
oltacı ATLASoltacı REHBERoltacıdan çizgili ANSİKLOPEDİoltacının GÜNLÜĞÜoltacıFORUM
TIRIVIRI savaşıdere tepesizden gelenfly fishingfotoğraf yarışması
ana sayfaya git
Sayfaya girişiniz:
 
Başlık Kara gagalı sumrular, ben ve baraküda
Yazar Bahadır ÇAPAR (İskenderun)
Tarih 21 Nisan 2007
Tanım Yerel Rapor

     Uzun zaman sonra yeniden baraküda yakalayabilmiş olmamın sevinci henüz tazeydi dimağımda. Aynı meranın biraz daha güneyini denemek, rafine bir olta serüveni yaşamak arzusuyla yine kıyıyı adımlıyordum işte. Geceden gelmiş ancak henüz ulaşmıştım istediğim noktaya. Fazla zamanım yoktu ve adam akıllı olta atabileceğim birkaç saatin sonunda önce dinlenecek sonrasındaysa ertesi gün gerçekleştireceğimiz oltacıFORUM buluşmamıza hazırlanacaktım.
Güneş tüm görkemiyle egemenliğini ilan ettiği günün ortasında durmuş, tam tepeden izliyordu körfezi. Uzun zamandır geldiğim bu coğrafyanın açığında şimdiye dek gördüklerimden daha yoğun bir deniz trafiği vardı ya haberini verip ufka bakmama neden olan kara gagalı sumrulardı ilk. 1, 2, 3, 4 , 5… çoğu yüksüz şilepler ve ro-ro gemileri sıralı duruyordu körfezin başında. Yaz sıcağının kendini hissettirdiği ilk gündü fark edebildiğim ve geniş siperli şapkamı her on dakika da bir anacağım kesinleşmiş gibiydi, ne de olsa yüzüm batıya dönük, gözlerim ışıl ışıl parıldayan denizde oynak peşinde.
Yürürken eşlik edişlerinden pek hoşlandığım kara gagalı sumruların benim göremediğim ancak kendilerinin gayet iyi bildiği belli olan taşlık kıyı patikalarından beceriksizce ilerleyişlerine, zora geldiklerinde birkaç kanat çırpışıyla bahşedilmiş yeteneklerinin ustalığında birkaç metre ileriye konuşlarına yer yer gülümseyerek ilerliyordum. Denize yönelip her duruşumda benim dalgaları izlemem gibi beni izleyen sonra da aralarında gülüşen bu mahluklar acaba yere basma zorunlusu bir yaratık olmama bakıp onlara göre hantal bedenimi alaya mı alıyorlardı, yoksa “haydi onun gibi olalım” oyunuyla kötü bir sahne performansı sergilemelerine karşın kendi aralarında eğleniyorlar mıydı diye düşündüm kaç kez. Her ne ise çok keyiflendikleri açıktı peşimden. Birden gülüşmelerinin kesildiğini ve tüm dikkatleriyle cebimden çıkardığım parlak turuncu sırtlı, reflekt sarı karınlı 14 santimlik voblerimi süzdüklerini fark ettim. Etrafta onların dışında kimsenin olmayışından emin olarak uzattım voblerimi ve sordum:

      “Ne diyorsunuz iş çıkarır mı bugün? Deneyelim mi hemen?

İçlerinden ensesi kırçıllısı cılız bir sesle homurdandı ya benim için “evet”in sumru dilinde ki karşılığıydı duyduğum. Hemen işe koyuldum.
Elimde tuttuğum 390 cm.lik özel yapım 4 bakla çıplak saplı sörf, 40-70 gr fırlatma ağırlığıyla 43 gramlık voblerimi uçuracak, Ø 0,22 mm Dyneema ile donanmış Helicon 5400 onu bana geri getirecekti. Takım ağır ancak alıştığım dengesiyle kullanımı yumuşak ve keyifliydi. 10 atışlık ısınma setinin ardından biraz daha kıyılayarak kırmalık kıyı önünde 80m+ erimli atışlara başlamıştım. İlk setin henüz sonuna geldiğimde sert bir yoklamayı pas geçmiş ardından sağlı sollu atışlarla aynı yolu taramaya başlamıştım. İşte ne olduysa o an oldu. Son çeyrekte kamışım sert bir darbeyle esnedi, esnedi ve makine ambreyajı devreye girerek yüksek devirle ip sağmaya geçti. Temasın heyecanına yenik ardımdakileri unutmuştum ki başımın üzerinden çığlık atarak havalandıklarını gördüm. Ne yani kayalık tribün boş mu kalmıştı yoksa mücadeleyi benim bile göremeyeceğim o en güzel açıdan, kuş bakışı izlemenin keyfine mi kanat çırpmışlardı? Gidenleri bırak dercesine kamışı bir kez daha sarstığında gelen benim diyordu balık. Uzun kolçak boyu ve çaplı mekanizmanın keyfi büyük balıkta belli oluyordu ya sardığımdan fazla saldığım ipin künyesine güvenip hafifçe sıktım ambreyajı. Düze girmişti balık ama hala azimliydi iskele yönünde ki kayalıklara ulaşmak için. Yaklaşık 30 metre ipim açıktı şimdi. Suda ki ip boyunu kamışı yükseltip takip etmeye çalışırken yaklaşık 70 metre açığımda, peşi sıra zıplayan birkaç iri istavrit ve arkalarından kabaran bir dalga gözüme çarptı. Olacak iş miydi bu! Henüz ip sudayken hele ucundakinin tokalaşmaya bu kadar niyetsiz olduğu bir anda görülecek oynak mıydı. Balığımı hala çekiyorken bir süre oynağı izledim birkaç sıra daha zıpladı istavritler ve her defasında biri daha eksildi…

Denizin güzelliğiydi işte gördüğüm. Kısmetinin sadece yakaladığın değil gördüğün olduğunun en unutulmaz örneği. Birden kamışımın yumuşadığını ve hareketin kesildiğini fark ettiğimde baraküda dizlerimin önünde öylece duruyordu. Tek hareket hızla açılıp kapanan solungaçlarında ve yan yüzgeçlerindeydi. Usulca eğildim ve sağ koltuğuma sıkıştırdığım kamışa rağmen iki elimle kavradım güçlü gövdesini. Hiç kıpırdamadı desem yeridir. Öyle sakin ve umarsızdı ki yeleğimi çıkarıp yanına koyduğumda uzun uzadıya izledim mağrur endamını. Baraküdaydı işte! Üstelik aynı yerde ikinci kez gelmişti yemimin peşine. Şimdi anlatsam inanmayacaklar dedim kendime. Tek balığa yorulmuş bir öğlen saatinde tek balığımla düşerken yola gözüm kara gagalı sumruları aradı hava da.

     Yoktular.
 Sonra bir sesleniş yankılandı ardımdan “Bahadır!” diye. Döndüğümde yüzüne en çok yakışan gülümsemesiyle baraküdalarımın değişmez tanığı Süleyman Ağabeyimden başkası değildi gelen.

oltacı GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart oltaciyiz.biz site içeriği dışında ki diğer yazılı ve görsel tüm medyanın özgünlüğü ve kaynağı yazarının sorumluluğundadır. oltaciyiz.biz sadece yazar tarafından verilen "özgündür" bildirimine dayanarak söz konusu medyayı süreli şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu bölümde yer alan yazılı ve görsel nitelikteki her türlü medyanın yazarından ve oltaciyiz.biz'den izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması başka platformlarda kullanılması / yayınlanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine bağlıdır.

© www.oltaciyiz.biz
yazarın kaleminden
Diğer Günceler

        [kronolojik sırayla listelenmektedir]




fotoğraf-1
fotoğraf-2
fotoğraf-3 Bahadır ÇAPAR
fotoğraf-4
Süleyman SANDAL
fotoğraf-5
Bu günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına
   
 
                            yayınımız şu ana kadar oltacıTRAFFIC kez ziyaret edildi
javascript hit counter