gizlilikoltacıya MEDYATEST OFİSİweb yayımı hakkındailetişim
oltacı ATLASoltacı REHBERoltacıdan çizgili ANSİKLOPEDİoltacının GÜNLÜĞÜoltacıFORUM
TIRIVIRI savaşıdere tepesizden gelenfly fishingfotoğraf yarışması
ana sayfaya git
Sayfaya girişiniz:
 
Başlık Uçurmaya ve Uçmaya Devam
Yazar Azizcan ŞEKERCAN (Ankara)
Tarih 5 Kasım 2007
Tanım Yerel Rapor

     Yine bir haftayı zor geçirdim, hafta sonu ha geldi ha gelecek diye beklerken nihayet azmanlarla karşılaşacağım güne kavuştum.
Cumartesi akşam Onur’la (Çetin) malzemelerimizi yüklenip arabanın yanında buluştuk. Son kontrolleride yaptıktan sonra ufak ufak yol aldık. Artık, bir hafta süresince yeni başladığım uçurma balıkçılığına dair hayal ettiğim tüm görüntülerin gerçekleşmesine, sadece saatler kalmıştı. Bir yandan bunun heyecanını yaşarken, diğer yandanda Onur’un uçurma takımına hala kavuşamamış olmasının can sıkkınlığı içerisindeydim. Eeeee aldık ya uçurma balıkçılığının zevkini, bu güne kadar öğrendiğimiz ve uyguladığımız her şeyi bir kenera koyduk, varsa yoksa uçurma balıkçılığı. Zaten Onur’da bu hafta pek olta atmadı, aldı fotoğraf makinesini kendisini fotoğrafçılığa verdi, ama sağolsun beni yine yalnız bırakmadı.
İçimde yaşadığım heyecan ve birazda can sıkkınlığı ile beraber, vardık her zamanki avlağımıza. Arabanın arkasına yataklarımızı daha yola çıkmadan hazırlamıştık, ufak tefek bir şeyler atıştırdıktan sonrada uyku tulumlarımızın içine girip sabahın biran önce gelmesi için yumduk gözlerimizi. (sanırım sabahın bir an önce gelmesi amaçlı, gözlerini yuman sadece bendim Onur’un yorgunluğu diz boyuydu) Sabah saatin alarmı çalmadan dikildim arabanın içinde, Onur’a da seslendikten sonra attım kendimi dışarı. Bir an önce hazırlığımı tamamlayıp azmanlarla olan buluşmayı daha fazla geçiktirmek istemiyordum. Hazırlıklarımı tamamlayıp başladım uçurmaya, ama oda ne tık yok, su üstünde de bir kıpırtı yok. Uzun süre yer değiştire değiştire uçurdum da uçurdum, balıklar hayallerime inat edercesine, bırakın sineğe hamle yapmayı ortalıkta bile görünmüyorlardı. Ama pes etmek yok, bir yerlerde karşılaşacaktım, boğuşacaktım azmanlarla, bir hafta boyunca bunun hayaliyle yatıp kalktım. Vakit öğleyi bulmuştu ben bir yandan uçuruyorum, Onur bir yandan fotoğraf çekiyor, bir ara ona daha iyi görüntü vermem için durmam gereken yeri söyledi bende hem çaktırmadan poz veriyorum hem de önceki atışlara nazaran daha açık yerlere atışlar yapıyorum derken ilk balığımı bu çekimler sırasında alıyorum.
Artık şansım dönmüş daha bir inançla oltamı sallamaya devam ediyorum. Kısa bir süre sonra sert bir vuruş daha ama aynı hızla oltamda boşaldı ve sineğimde azmanın ağzında gidiverdi. Takımın ucunda ki kılavuz misinasını ve sineği yenileyip ava devam ettim (Sayın Bahadır ÇAPAR'a uçurma balıkçılığı konusundaki terimsel öğretileri ve yönlendirmeleri için bir kez daha teşekkür ederim). Bugün uçurma takımımla, şöyle irisinden, en az bir azmanla mutlaka kapışmalıydım, nede olsa havalar soğumuş olduğundan, sezonu ha kapattık, ha kapatacağız zamanlarındayız. Neyse daha tam olmasada geçen haftalara oranla daha bir güvenerek uçuruyorum ve olabildiğince en kuytu köşelere gönderiyorum sineğimi ve işte mükafatınıda alıyorum sonunda. Sinek suya düşer düşmez hemen arkasında bir hareket ve azman oltanın ucunda, kamış anında C oluyor -azman dişli- ama ben kararlıyım. Olta bir o yana bir bu yana geziyor azmanın her hareketini hissediyorum, tam yanıma alıyorum var gücüyle asılıyor, usulca yol verip yorduktan sonra kepçeyle alıveriyorum. Aldığım keyfin tarifi yok, azmanı şöyle bir süzüyorum 40 cm civarı aynen fileye koyup devam ediyorum uçurmaya ve daha ikinci atışımda aynı sert vuruşla karşılaşıyor, daha birincinin heyecanını atmadan ikinci azmanla boğuşmaya başlıyorum. Kamış aynen C oluveriyor azman asıldıkca bende karşı koyuyorum ve önce kepçeye alıp bakıyorum, bu daha irice, sonra aynen fileye.Uçurmaya devam daha üçüncü atışımda bir azman daha, zevkten uçuyorum. Bu önce kendini suyun üstüne atıyor ve suya girer girmez var gücüyle asılıyor bu sefer ki daha bir yaman öyle bir asılıyor ki ellerimin arasından kayan ip orta parmağımı kesiyor ama azman sepete girmekten kurtulamıyor. Azmanlar coşmuş bu gün, ya onlar ne yaptıklarını bilmiyor, ya da ben ne yaptığımı iyi biliyorum. Günün sonunda 8 adet azman filede yerlerini alıyor. Saatin ilerlemesiyle istemeye istemeye avı bitiriyorum.
İnanın hala hafta sonu yaşadıklarımın keyfini çıkarıyorum. Ama önümüzdeki sezon nasıl gelir, bunu da bilmiyorum. Onur’um (Çetin) fotoğraflar için sana çok teşekkür ederim. Tüm oltacı arkadaşlara sevgi ve saygılarımla.

pusula: Yazar güncesinde iri tatlısu kefali için azman tabirini kullanmaktadır.


oltacı GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart oltaciyiz.biz site içeriği dışında ki diğer yazılı ve görsel tüm medyanın özgünlüğü ve kaynağı yazarının sorumluluğundadır. oltaciyiz.biz sadece yazar tarafından verilen "özgündür" bildirimine dayanarak söz konusu medyayı süreli şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu bölümde yer alan yazılı ve görsel nitelikteki her türlü medyanın yazarından ve oltaciyiz.biz'den izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması başka platformlarda kullanılması / yayınlanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine bağlıdır.

© www.oltaciyiz.biz
yazarın kaleminden
Diğer Günceler

        [kronolojik sırayla listelenmektedir]

©www.oltaciyiz.biz
fotoğraf-1
©www.oltaciyiz.biz
fotoğraf-2
©www.oltaciyiz.biz
fotoğraf-3
 

Bu günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına
   
 
                            yayınımız şu ana kadar oltacıTRAFFIC kez ziyaret edildi
javascript hit counter