 |
| Başlık |
Dolunayın
Nimetleri |
| Yazar |
Ahmet
Bülent KUTLUCA (Ankara) |
| Tarih |
31
Temmuz 2007 |
| Tanım |
Yerel
Rapor |
|
Evet
dostlar, artık zamanı geldi; tatlısu kefali
ve tatlı suyun kralı turna ile son tangomu
yapalı 15 gün kadar oldu ve bir daha ki
sezona kadar vedalaştık, artık dayanılması
sor bir bekleyiş süreci başladı benim
için, bazıları neden bu kadar erken diyebilir,
aslında erken, her yıl eylül ayı sonlarında
vedalaşırdım hücrelerime işleyen bu keyif
ve adrenalin şırıngası dostlarla. Maalesef
felakete doğru an ve an yaklaşan iç sularımızın
durumu ortada sular çekildi ve hızla çekilmeye
devam ediyor, derelerimiz kurumaya göllerimiz
çekilmeye bu hızla devam ederse balıkların
durumunu varın siz düşünün. Tabi bu durumu
fırsat bilen alay alay tırıvırıcı kol
geziyor, yaşam alanları daralan canım
balıkları katlediyorlar. Elimizden geleni
yapıyoruz ve daha fazlası içinde gayretteyiz.
En azından "biz" eksiğiz bu
sayede belki seneye bin fazlayız.
Hep gündeme gelen bir konudur dolunayın
dünyamız ve tüm canlılar üzerinde yarattığı
etki ve hep bir bilen çıkar işkembeden
sallar, ne mutlu ki güzide sitemizin bu
konuyla ilgili doğruları bilimsel ve etik
açıdan fazlasıyla doğru ve yeterlidir.
Ben yıllardır dolunayın balıklar üzerinde
yarattığı olumsuz etkileri lehime çevirmemin
araştırmalarını yaparım bulduğum her bilgiyi
değerlendiririm 15 yıl kadar önceleri
Köprüköyü baraj havzasında sudak yakalardık
cahiliye dönemizdi tut tutabildiğin kadar,
o kadar çoktu sudak; benim bu doymazlığa
son vermem fazla uzun sürmedi tabi. Öngörülerim
o zaman bana yol gösterdi ve kendime limit
koydum ve inanın bunu hep uyguladım.
Nerden
nereye derler ya vaziyet felaket, hadi
atta tut Köprüköyde sudağı, oltanın ucuna
altın taksan ne fayda yoooooooook, tekleme
ağdan çıkıyor derler ama içinde ağ kelimesi
geçtin mi muhabbetin aklım, dilim, hafızam
durur benim. Sudak ki yakışıklılığı ile
nam salmış bir balıktır, yeme vurur zokaya
takılır, sonrası ne o anlar ne olduğunu
ne de oltacı, sadece ağırlık gelir kıyıya,
küçük boyları biraz aksiyon verir ama
alabalık, kasna ve turna ile tanışmış
bir oltacı için hafif kalır. Olsun yine
de fotoğrafa da yakışır, yumurta sarısı,
krema ile tavaya da… En yakışıklıdır Ayhan
IŞIK misali.
Dolunay dedim de ne yaparım ben dolunayda
oraya gelelim, dolunayın ben yarattığı
olumsuz etkileri kulağımın arkasına atarak,
yarattığı olumlu etkiyi kullanırım belki
birçoğunuzun yaptığı gibi; dolunay dünyanın
gece lambasıdır, özellikle avcı balıklar
bu aydınlığı kullanarak geceleri avlanırlar,
dolunayda, kasna tutmak, turna, sudak
tutmak doğru yemi seçerseniz çoook zevklidir
Serindir, sessizdir ve suya gölgeniz düşmez.
Zaten gündüz derinde sudak arada bul.
Yine
bir dolunay gecesi malum yerdeyim, birkaç
gündür Tahir ağabeyim ile birlikte, tarıyoruz
kıyıları. Kıyı otlarının önü ve özellikle
taşlık kıyıya paralel atışlar, at çek
at çek ve o inanılmaz vuruş, hani dedim
ya oltaya vurur ve durur, tabi bu anın
tadını çıkarmanın yolu da mevcut, oltayla
sağa sola, aşağı yukarı oyna dur. Yani
anlayacağınız yapay aksiyon, yapay adrenalin
ve yeter artık alayım şunu diyen vicdan;
45 cm.lik Ayhan ışık sepette. Tabi rekor
var 2 yıl öncesinden, egale etmek lazım
(62,5 kendi rekorum; mera rekoru x kişi
90 cm).
10 dakika sonra senatör ile göz gözeyiz
(senatör: Halil adlı arkadaşımın iri sudaklara
taktığı lakap) kıyıya paralel 20 mt.lik
bir atışın sonrasında yemi sudan çıkarmama
3 metre kala vurdu ve durdu. Hadi bakalım
bu kısa mesafede takribi 70 cm boyundaki
senatörü çıkar sudan, muhabbet kuşu öpücüğü
gibi dudağın ucanda zoka. 2.10 Shimano
catana kamış "U" oldu, Shimano symetre
2500 makine kalamaya bindi, tornado 0,25
mm misina yol verdi ama ne fayda,bir aşk
öpücüğü gibi uzun olmadı zokayla teması
senatörün,veda öpücüğü gibi kısa ve hüzünlü
oldu. Gitti giden kalan sağlar bizimdir,
atmaya devam. Birkaç atış sonrası bu sefer
zavallı sasimin kuyruğunu ısırdı bir tanesi
onu görmedim ama görse idim her halde
atlardım suya tabi işin şakası bu kadar
hırs biz'e yakışmaz; at çek devam. Saat
23:15 ne gelen var ne de geleeeeen. Torlandık
toplandık, senatörün veda öpücüğü muhabbetimizde
yola koyulduk. Bu arada at çeke başlamadan
öncede bir iki kadife gelin tutalım deyip
solucanlı dip takımı ile 2 tane ele avuca
gelen kadife yakaladık. Kırmızı gözlerine
hayranım kadife gelinlerin, köftesi makbuldür
bizim buralarda tavsiye ederim tabi senatörün
veda öpücüğü muhabbetinde ne kadar tadı
olur bilinmez.
KAYBETTİKLERİN KAZANACAKLARININ ANAHTARIDIR.
Hedef :91 cm
Huzurunuz, sağlığınız, kazancınız ve oltanız
hayatınızdan eksik olmasın, www.oltaciyiz.biz'den
dostlukla…
|
|
 |
Bu
günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da
bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına  |
|