gizlilikoltacıya MEDYATEST OFİSİweb yayımı hakkındailetişim
oltacı ATLASoltacı REHBERoltacıdan çizgili ANSİKLOPEDİoltacının GÜNLÜĞÜoltacıFORUM
TIRIVIRI savaşıdere tepesizden gelenfly fishingfotoğraf yarışması
ana sayfaya git
Sayfaya girişiniz:
 
Başlık Turna Curnatası
Yazar Ahmet Bülent KUTLUCA (Ankara)
Tarih 3 Nisan 2007
Tanım Yerel Rapor

     Nihayet zaman geldi; kış bitti ve öyle açız ki, kuş seslerine, toprak kokusuna, esen rüzgarla birlikte ritim tutan ağaçlara ve yapraklara, gecenin huzur veren sessizliğine ve gökyüzünde şehirde asla göremediğimiz binlerce milyonlarca, seyretmeye doyamadığımız yıldızlara ve aslında tüm bunları tatmak, hissetmek ve yaşamak için araç olan balık sevdamıza; öyle açız ki.

Yollara düşme zamanıdır,
Yare kavuşma zamanıdır,
Uzak olsa da yollar,
Ha gayret deme zamanıdır.

Sevgili abim usta balıkçı Nuh hocam ile birlikte Ankara Köprüköye doğru yola çıktık, arabamın kadranına eklenen her bir kilometre yolu kısaltsa da yol bitmek bilmedi toru topu 110 km yol, ha gayret az kaldı dedikçe uzadı sohbet sohbeti açtı, Orhan Hakalmaz'dan türküler, eski balık avı anılarımız derken bir önceki sene keşfini yaptığımız noktaya gelivermişiz. Hazırlıklar tam, canlı gümüş balıkları ile şamandıralı bırakma avı yapacağız. İki gün önceden gümüşleri temin edip, akvaryumda yoğun hava ve soğuk su takviyesiyle muhafaza edip hava motoru desteğiyle çok az kayıpla taşıdık. Birde ne görelim; iki balıkçı var avlakta onlarda da canlı yem ve çok sayıda şamandıralı olta, vay anam vay.
İyi bir balıkçının tereddütle yaklaştığı konulardan biri, acaba etçi mi yoksa keyifçi mi, bizim keyfin yarısı uçtu tabi. O güzelim geceyi hiç uyumadan tadını çıkararak büyükçe bir ateşin başında yemek çay muhabbet ve olta hazırlıklarıyla geçirdik. Gün ağarmaya başladı, önce fazla yayılmadan ikişer olta salladık suya, tabi diğer balıkçılarda Saat 7-8-9 derken üç saat tık yok onlarda kaysı bizde kaysı, yılların tecrübesi Nuh hocama sordum: "yahu hocam bir yanlışlık var ama ne?". Hadi bir istişare yapalım dedi ve her şeyi sil baştan kontrol ettik, önümüzde 15 m civarında boy ve bizim kullanabileceğimiz 20 m ene sahip bir alanımız var her santimine olta attık derken hocamın şamandıralardan rüzgarın etkisi ile kıyıya yanaşan şamandıra culp battı vay vay vay adrenalin maksimum. 45cm.lik bir turna hoooop kepçeye, tabi benim gözüm balıkta değil, hocamın şamandıra ile iğne arasında ara bedenin boyu, çünkü derinlik tayini turna avında çoooook önemli, aylardan nisan ve su ısısı balığın yüzeye yaklaşması ve gezmesi için henüz yeterli değil. Neyse tüm şamandıraları bu şamandıra ve iğnesine göre ayarlayarak yeniden oltaları döşedik ve ikimizde aynı anda haydi rasgele diyerek balığa yeniden başladık. saat 10:30 şamandıralar, sanki Beethofen senfonisine eşlik edercesine nota sırasını bile beklemeden arka arkaya, ayni anda, üst üste, yani yetişmek mümkün değil sanki sazan avındayız. Hocamda iyi bir sazancı ve seslendi yahu Bülent ne oluyor turnalar intiharmı ediyorlar yoksa kendilerini sazan mı zannediyorlar diye de bir espri kondurunca keyif tavanda tabi, neyse 3 saat gibi bir zaman sonunda tasmalayıp sepete koyduğumuz balık sayısı 19 ve 45 cm.nin altındaki balığı geri salıyoruz, yetişemediğimiz oltalar, bıraktıklarımız, koparıp gidenlerde eklenirse sanırım 30 un üzerinde turnaya bir şekilde temas ettik.
Diğer balıkçılar nemi yaptı? Hüsran 30 m yanımızda olta atmalarına rağmen toplam üç balık tuttular tabi bu sonuçtan keyif almadık ama avlanma şekilleri, hareketleri bize güven vermediği için onlara balığın vurduğu derinlik hakkında bilgi vermedik,güven vermemelerinin nedenlerinden biride canlı yem olarak, oltacılığı ayrı bir zevk olan ve balıkçı için ayrı bir değeri olan sazan balığı yavrularını yem olarak kullanmalarıydı ki buna çooooook üzüldük. Şu sözü söyleyerek sonucu özetledim 'niyetin ne ise kısmetinde odur 'iyi niyet her zaman kazanır.
Tabi sepetteki 19 balığı alıp evimize götürmedik, içinde halen yumurtası olan dişiler ve sütlü erkekler vardı,bunları hırpalamadan suya bıraktık, toplamda 8 adet balığı sepette bırakarak diğerlerini saldık, tutmanın zevki başka ama salmanın zevki daha başka her oltacıya şiddetle öneririm balığı saldığınız anda hissedeceklerinizi başkasına tarif ederken bile zorlanacaksınız ve bazıları inanmayacak hadi be diyecekler ve siz inanılması bizim camiamızda zor rastlanan bir şey yaptığınız için daha da ayrı bir keyif alacaksınız.Tabi bizim balıkları saldığımız sırada gelen bazı insanlar oldu ve çok şaşırdılar. 'hadi be' olmadılar çünkü gördüler .

     Ne mutlu oltacıyız biz diyene. Biz bu yıl yine oradayız, geçen yıl saldığımız turnaları tutmak için ha gayret; tüm oltacılara rastgele.


oltacı GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart oltaciyiz.biz site içeriği dışında ki diğer yazılı ve görsel tüm medyanın özgünlüğü ve kaynağı yazarının sorumluluğundadır. oltaciyiz.biz sadece yazar tarafından verilen "özgündür" bildirimine dayanarak söz konusu medyayı süreli şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu bölümde yer alan yazılı ve görsel nitelikteki her türlü medyanın yazarından ve oltaciyiz.biz'den izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması başka platformlarda kullanılması / yayınlanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine bağlıdır.

© www.oltaciyiz.biz
yazarın kaleminden
Diğer Günceler

        [kronolojik sırayla listelenmektedir]


fotoğraf-1
fotoğraf-2
fotoğraf-3
Bu günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına
   
 
                            yayınımız şu ana kadar oltacıTRAFFIC kez ziyaret edildi
javascript hit counter