 |
| Başlık |
Büyük
balık küçük balığı yutar |
| Yazar |
Aygün
BAŞARIR (Çanakkale) |
| Tarih |
18-19
Ağustos 2007 |
| Tanım |
Yerel
Rapor |
|
Bu hafta sonu
kısa öz geçmişli balıkçılığımın en karmaşık
duygularını yaşamama neden oldu.
Eğer
okuma fırsatı bulduysanız bir önceki yazımda
bahsettiğim 70 lik Avukat Diran Bakar'la
bir oltacılık programı hazırlayıp, ayrı
ayrı Saroz yolunun yolcusu olduk. 18 Ağustos
Cuma günü vakıf olduğumuz Güneyli Köyündeki
evlerimizde hazırlıkları tamamlayıp, sabahında
avı başlattık. Hedefimiz sarı kuyruk yakalamak.
Biliyoruz ki bu balık 10 gün önce içeriye
girmiş, iki güzide ağabeyimi de bir güzel
taciz edip, arkasına bakmadan gitmiş!
Neyse teknemizi nevale ve takım açısından
donatıp yola koyulduk. En irisinden zargana
ve kalamar yemli takımlarımızla güneş batana
kadar gezip, hiç kimseleri ikna edemedik.
Akşamı yatırdıktan sonrada elleri boş biz
vejeteryanlar, sakin bir gecenin yumuşak
koltuğuna kendimizi teslim ederken tekneye
bakıma gelen elektrikçiyi Şarköy'e götürme
ihalesi ben ve bir diğer arkadaşıma çıktı.
Eh ,cumartesi gecesi 23:00 de gidilen yerden
Pazar sabahı 05:00 de dönerken kendimizi
açıkçası başarılı buluyorduk. Hani tanıdık
bir yastığın elle hazırlanmış ortopedik
cildine, yanağınızı emanet edersiniz ya,
işte bende öyle yaptım. Zaten hikayede bundan
sonra başladı.
Cep telefonumun çalmasıyla saatin sabah
10:00 olduğunu kestirip, kulağımdaki alaycı
sesi tercüme etmeye başladım: Diyordu ki
"sefahat kuşu, aşağı inip iskeleye teşrif
et ki balığın bir ucundan yakalayasın. Aksi
taktirde biz bu balığı 2 kişi yukarıya taşıyamayacağız!
".
Çekülsüz bir ustanın elinden çıkmış denize
inen asimetrik merdivenleri, nasılda iyi
ezberlemişim aferin bana gibi konuyu kendi
kendime değiştirme çabaları, gerçek konuyla
göz göze gelince şiddetle değişti. Teknenin
kıçında 32 kg.lık bir sarı kuyruk yatıyordu.
Ekibin diğer iki ferdi balığı güverte etmişler,
benimle de öldüresiye dalga geçiyorlardı.
Sabır ve itikatla "İlk yakaladığımız 35
kg idi, bu küçük bunu keşke salsaydınız"
dedim ama galiba beni duymadılar...
İki arkadaşımın dört saat içinde yaşadıkları
çok enteresan, bu yüzden anlatmak isterim:
Yanlışlıkla sığ 12 metre sularına düşüp
takımlardan birini taşa takıyorlar. Takımı
toplayıp taşın tepesine dikiliyor ve de
kurşunları ellerine aldıkları an, takım
büyük bir balık tarafından çekiliyor. Zafer
sendeleyip dizlerinin üstüne düşüyor. Teknenin
altından ters tarafa giden olta kurşunların
takılmasıyla karinaya sıkışıp, gümlüyor.
Balık davranış şeklinden kimliğini ortaya
koyuyor. Büyük bir orfoz. Bizimkiler esaslı
bir şok yaşayıp yeni takımlar hazırlarken
sistemi abartıp çok daha güçlü malzemelerden
tesis ediyorlar. İğneleri 9/0 yapıp, 130'luk
floro-karbona monteleyip onu da 80'lik bir
çıkrıkla deniz yapıyorlar. Ve işe en baştan
bir daha başlıyorlar. Yarım saat sonra 24
metre derinliklerde vuran assolist sarı
kuyruk balığımız bu takıma 45 dakikada teslim
oluyor (öncekini 135 dakikada almıştık).
60 metre sularından yukarıya, güneşle göz
göze geliyor. Kakıçlayıp kıç üstünü dekore
ediyorlar…
Neyse site iskelesinde (onların) balıklarını
resimlediler. Süratle olması gereken formasyonda
küçülttüğümüz (ve artık hepimizin olan)
balığımızı dolaplayıp, tekrar balığa çıktık.
Balığa doygun olanlar haliyle katılmadılar.
Bu kocaman haramilerin nerede konakladıklarını
bildiğim için rotayı direk üzerlerine çevirip
iki kocaman zarganayı da arayı bulması için
denize yolladım. Parkurda ikinci turumu
atarken takıma binen balığı yukarı aldım.
Ucunda 4 kg'lık guzel bir sinarit vardı.Böylece
haftanın kaderi de çizilmiş oldu. Balığımızı
kepçeleyip, başka balığa bakmadan evin yolunu
tuttuk.
Bilgi adına belirtmeliyim; sarı kuyruk çok
lezzetli ve yağlı bir balık. Müthiş olan
yakalama ve trofe değerinin yanı sıra inanılmaz
bir sofra mükafatını da yanında taşıyor
olması. Birbirine çok alışmış ve seven insanlardan
kurulu ekibimizden ayrıcalıklı iki tanesi,
çok daha fazla mutlu gözüküyorlardı. Nedeni
ise çok basitti:
Büyük Balık,Küçük
Balığı Yutar…
Platformumuz oltaciyiz.biz'de tüm üye arkadaşlarımı
sevgiyle kucaklıyorum.
|
 |
oltacı
GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart oltaciyiz.biz
site içeriği dışında ki diğer yazılı ve
görsel tüm medyanın özgünlüğü ve kaynağı
yazarının sorumluluğundadır. oltaciyiz.biz
sadece yazar tarafından verilen "özgündür"
bildirimine dayanarak söz konusu medyayı
süreli şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu
bölümde yer alan yazılı ve görsel nitelikteki
her türlü medyanın yazarından ve oltaciyiz.biz'den
izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin
kopyalanması, çoğaltılması başka platformlarda
kullanılması / yayınlanması
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
hükümlerine bağlıdır.
|
|
 |
Bu
günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da
bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına  |
|