 |
| Başlık |
Mayısın
son hafta sonu |
| Yazar |
Aygün
BAŞARIR (Çanakkale) |
| Tarih |
26
Mayıs 2007 |
| Tanım |
Yerel
Rapor |
|
İki
haftada bir oluşturduğumuz ekiple dördüncü
kez deneyecektik Saros'un derin sularını.
Hedefimiz çapari ile uskumru. Yemli takımla
mercan olmayınca dişe dokunur bir şeyler
bulmak da güçleşiyordu haliyle.
26
Mayıs 2007 cumartesi saat 08:00 de başlattığımız
zargana sonrası sinarit arayışları ikindiye
kadar devam etti ve neticesinde hiç vuruş
alamadık. Hava sıcaklığı uygun koşullarını
sürdürmesi nedeni ile önce kırk metreleri
daha sonra otuz metreleri bantlar halinde
taradık. Teknenin arkasından çektiğimiz
canlı zarganaları bazı rapala ve kaşık çeşitleri
ile sürekli zenginleştirmek tamamen bizlerin
gönül zenginliği imiş meğerse... Hiç kimseler
suratına bile bakmadı o soğuk ve cansız
sahtelerin.
Sular lodos rüzgârının etkisiyle hızlandırılmış
biçimde akmaya başlayınca da avlanma taktiğimizi
değiştirme kararı aldık. Saros Körfezi'nin
denize çok dik iniş yapan yamaçları mevcuttur.
Bu tür noktaların deniz altında kalan bölümleri
de hızla derinleşip lacivert sularla buluşurlar.
Dolayısıyla taranacak derinlik seviyelerini
ayarlamak 2 - 3mt sancak, iskele hareketleri
ile kolaylıkla kontrol altına alınabilir.
İşte bu tarz bir bölgede teknemizi stop
edip teknenin 7,5 metrelik uzun cephesini
rüzgâr altı bırakarak tekrar oltaları denize
indirdik. Motor gürültüsü bitmişti, doğru
ve denenmiş ağırlıkta ki kurşunlarla sırtı
yapmaya devam ettik. Bu sefer kamışlar kızaklar
içerisinde değil ellerimizde ve en ufak
dip sürtmelerine karşı pür dikkat devam
ettik avlanmaya. Ucunda canlı zargana olan
3 iğneden kurulu takıma gelen ilk vuruşu
kepçelediğimiz zaman 2.750 gramlık sezonun
ilk sinaritini akşam yemek masasında nasıl
konuk edeceğimize karar vermiştik bile…
Hemen akabinde patlayan 7 kuvvetinde havayla
da uçarak evimize döndük.
Bütün gece hava hem esti hem de felaket
bir tempo ile yağmur oldu yağdı. Sabah kalmış
bir havaya merhaba demekten daha büyük mutluluk
var mıdır acaba? Körfezin ötücü kuşları
eşliğinde hazırlanan nevale çantaları ve
yedeklenen şişeler ekibin formunu gösteriyordu
sanki. Av bölgesine ulaşıncaya kadar zargana
avlamak bizim teknemizde pişmiş bir prensiptir.
Arkadan uzatılan floş, kuyruk altı, küçük
kaşıkla 10 adet zargana yakaladık. O kadar
keyif alıyorduk ki sinarit rotasına çıkmamıza
rağmen zarganadan bir türlü kopamadık. Sular
fazla akmadığı içinde motorla sürekli gittik.
Dişli ve büyük bir balık önce kaşığımızı
daha sonrada canlı zarganalardan birini
taciz etti ama maalesef yakalayamadık. Turnike
dönüşler esnasında yaptığımız bir hata karşılığında
tekneye bir balık daha aldık. Hatamız ödüllendirilmişti.
Denizde üç takımla dönüş yaparken en az
iki takımı kısaltılıp dümen tutan arkadaşa
kolaylık sağlanır. Bu sefer denizde unutulup
dibe oturan takım 2.250 gram gelen bir orfoz
alarak tekneye tırmandı.
Biz körfezin doğu yüzünde aynı sistemle
akya, sarıkuyruk, orkinos, sinarit, levrek,
torik, tombik, palamut almıştık ama orfoz
bir ilki yaşamamıza neden olmuştu. Avın
kırılma noktasını oluşturan dönüş manevrası
aynı zamanda koskocaman bir orfoz dersi
ve de yakalama yöntemi olarak artık belleklerimizde
yer alacak...
www.oltaciyiz.biz platformundan tüm dostlara
sevgiler.
|
 |
oltacı
GÜNLÜĞÜ'nde yayımlanan standart
oltaciyiz.biz site içeriği dışında
ki diğer yazılı ve görsel tüm medyanın
özgünlüğü ve kaynağı yazarının sorumluluğundadır.
oltaciyiz.biz sadece yazar tarafından
verilen "özgündür" bildirimine
dayanarak söz konusu medyayı süreli
şekilde yayımlama haklarına sahiptir.Bu
bölümde yer alan yazılı ve görsel
nitelikteki her türlü medyanın yazarından
ve oltaciyiz.biz'den izin alınmaksızın
ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması,
çoğaltılması başka platformlarda
kullanılması / yayınlanması
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri
Kanunu hükümlerine bağlıdır.
|
|
|
 |
Bu
günce ile ilgili düşüncelerinizi oltacıFORUM'da
bizlerle paylaşabilirsiniz.
İlgili konu başlığına  |
|