 |
 |
|
 |
 |
|
 |
Oltaciyiz.biz'den
tatlısu balıkları atlası
YILAN
BALIĞI
Anguilla
anguilla Linnaeus,
1766
Bahadır ÇAPAR
|

Yaşam hikayeleri düşünüldüğünde
en ilgi çekici bir kaç balıktan birisidir yılanbalığı.
Yanlış olsada çoğu insanın düşündüğünün aksine
şekil ve dolayısı ile isim benzerliği dışında
gerçek yılanlarla herhangi bir akrabalıkları
yoktur. İnce
uzun ve yılanvari gövdesi ön kısımda silindirik
bir yapıda olup anüsten sonra kuyruğa doğru
yanlardan yassılaşmaya başlayarak bir yüzgeç
özelliği kazanır. Diğer balıklardan farklı olarak
sırt, kuyruk, anal ve karın yüzgeçleri birleşerek
vücudun arka yarısını üstte ve altta boylu boyunca
kateden tek bir yüzgece dönüşmüştür. Yayın ve
karabalık gibi pulsuz, deriyle kaplı görünmesine
rağmen bu deri içerisine gömülü halde gözle
görülemeyecek kadar küçük binlerce pula sahiptir.
Deriyle örtülü olan solungaç yarıkları yan yüzgeçlerin
önünde küçük bir delikle dışa açılır. Baş ucunda
tüp şeklinde burun delikleri bulunan balıkların
çeneleri tek sıralı ve küçük diş dizilerini
barındırır.
Vücut rengi yaşa
göre bazı değişimler sergilemekle birlikte ergin
dönemde koyu gri-siyahtan koyu yeşil ve koyu
kahverengi tonlara değin bir dizi farklılık
gösterir. Yetişkin dişi bireylerin genel rengi
sarımsı kahverengi olmasına karşılık erkekler
hem onlardan daha küçük hemde siyahidirler.
Yılanbalıkları
sadece beslenme ve büyüme sürecini tatlısularda
geçirirler. Üreme ise yaşamlarını ilginç kılan
ve hala bazı önemli bilinmezleri barındıran
bir olgudur. Üreme tüm dünyada sadece Güney
Amerika kıyılarından Atlantiğe bakan Meksika
Körfezinde, Sargossa Denizi olarak bilinen mevkiinin
derinliklerinde şekillenir. Diğer bir ifadeyle
Japonyadan yola çıkan yılan balığıda Türkiyeden
yada İngiltereden yola çıkan diğer yılan balıklarıyla
aynı yere, doğruca Sargossa Denizi'ne doğru
binlerce kilometrelik bir yolculuğa çıkar. Üremeyle
ilgili bilinen gerçeklerden birisi de yetişkin
yılanbalıklarının on yılı aşkın tatlısu yaşamından
ve üstesinden geldikleri onca yaşam mücadelesinin
sonunda sadece bir kez döl verebildikleri ve
bunun sonrasında öldükleridir. Tatlısularda
denizle bağlantısı kesilmemiş havzalarda 10-12
yaşını aşmış bireylere şimdiye değin rastlanmamış
oluşu ve yarım yüzyıldır küresel anlamda yapılan
markalama çalışmalarında geriye döndüğü tespit
edilen bir bireye dahi rastlanılmaması bu tespiti
sağlamlaştıran en önemli kanıtlardır.
|
|
 |
|
 |
Canlı
Yemler
Toprak solucan |
|
 |
|
 |
|
Yılanbalıkları etobur canlılardır ve bulundukları merada
yaşayan her türlü küçük canlıyı besin olarak tüketirler.
Gün içerisinde taşlık-kayalık kuytuluklarda, dehliz
ve oyuklarda gizlenen balıklar geceyle birlikte ciddi
bir hareketliliğe girerek gün doğumuna değin beslenmeyi
sürdürürler. Özellikle akarsuların sazlık ve kamışlık
kıyı dokusu yakınında yaşam sürdüren yılanbalıkları
solucan, kurbağa gibi amfibyumlarla yemlenmiş dip bırakmalarıyla
kolaylıkla yakalanırlar. Çoğu zaman yayın, karabalık
ve tatlısu kefali için kullanılan yemli dip bırakmalarına
geldiği olur.
editörün notu
Yurdumuzun hemen hemen tüm
akarsularında bulunan yılan balıklarının son yıllarda
aşırı miktarda ve boy seçiciliği olmayan gereçlerle
bilinçsizce avlanmasının yanında baraj ve benzeri su
yapılarına ulaşan balıkların yapının diğer tarafındaki
yukarı havzaya geçişlerine olanak tanıyacak balık geçitlerin
yapılmayışı yada çalışır durumda tutulmayışı gibi diğer
nedenlerle hayli azaldığı gözlenmektedir. Ne yazık ki
yukarıda anlatılan sebepten dolayı üretimi teknik olarak
mümkün olmayan yılanbalığına dönük mevcut tüketim talebinin
tamamen doğal stoklar üzerinden sürdürüldüğü gerçeği
sürekli ihmal edilmekte, koruma ve kontrol mekanizması
bunun gibi önceliği olması gereken türlerde etkili olarak
işletilmemektedir. Buna karşılık oldukça uzun ve zahmetli
yaşam mücadelesinin sonunda sadece bir kez üreme şansı
bulunan yılanbalıklarının hiç yoksa bundan ötürü hakettikleri
saygıyı görmeleri gerektiğine inanıyorum. Olta balıkçıları
olarak bizlerin, üzerinde yaşadığımız coğrafyayı bizlerle
paylaşan diğer canlıları hele hele ortak ilgimizi oluşturan
balıkları iğnemizin ucunda olmadıkları zamanlar da nasıl
yaşadıkları yönünde tanımaya çalışmamız bununda ötesinde
her yeni bilgi ve gözlem ile doğaya ve barındırdıklarına
bir oltacı olarak saygı duymayı öğrenmemiz gereklidir.
Bu bakış açısı balık avcılığı konusunda bilinçlenmenin
ilk ve en önemli adımı olarak kabul edilmelidir. |
  |
oltacı
ATLAS'ta yer alan balık türlerine dair tanımlamalar
ve yayına sunulan
illüstrasyonlar (çizimler) Bahadır ÇAPAR tarafından
hazırlanmış özgün içeriktir.
Atlas sayfalarında kullanılan tüm illüstrasyonlar
ve diğer imajlar orijinal
olup yazılı ve görsel nitelikteki her türlü medyanın
izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin kopyalanması,
çoğaltılması başka platformlarda kullanılması / yayınlanması
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine
bağlıdır.
Bu sayfa içeriği aynı
zamanda Creative Commons tarafından
CC "Attribution-Noncommercial-No Derivative Works
2.5 Lisansı" ile lisanslanmıştır.
|
|
|
 |
| |
|
|
|
 |
 |
yayınımız
şu ana kadar
kez
ziyaret edildi
|
 |
|