 |
Oltaciyiz.biz'den
deniz balıkları atlası
LÜFER
Pomatomus
saltatrix (Linnaeus,
1766)
Bahadır ÇAPAR
|
 |
Gerek
etinin lezzetiyle gerekse oltadaki zevkli
avıyla göç yolu üzerinde bulunan tüm kıyılarımızın
en sevilen balığıdır. Kıyıya yakın bölgelerde
deniz tabanından yüzeye kadar her derinlikte
rastlanabilen lüfer neredeyse tüm deniz
canlılarının korkulu rüyasıdır. |
İster
kıyıdan ister tekneyle açık sudan yapılsın göç
mevsimi yakından takip edilen lüferin yaygın oltacılığı
serbest bedenli orta su/dip sarkıtmaları ve bırakmalarıyla
gerçekleştirilir. Sahte balık yada yalpa kaşıklarının
kullanıldığı yapay yemli sürütmeler de lüfer için
geçerliliği bilinen ve bugün için birçok olta
balıkçısı tarafından tercih edilen lüfer avlama
yöntemlerindendir. Dağınık gruplar halinde yemlik
balık sürülerinin izinde seyreden lüferler oldukça
keskin ve misina katili olarak bilinen güçlü dişleriyle
avını teşkil eden sardalye, tirsi, uskumru, kolyoz,
zargana, kefal gibi balıkların amansız düşmanıdır.
Bütün azametlerine karşın oltaya yumuşak vuruşlarla
binerler. Yeme saldırırken rastgele ve arda arda
yaptığı ısırışlarla deniz yüzeyinin balık yağına,
gövde parçalarına ve pula bulanmasına neden olacak
kadar yırtıcı, izleyeni hayatta kalabilmek için
değil de keyfiyetle öldürdüğüne inandıracak kadar
özensizdirler. Bu özelliklerinden dolayı avında
kullanılan donamlar uzun saplı ve tercihen çelik
köstekli iğnelerle donatılır. Amaç balığın jilet
keskinliğindeki dişlerinin kesemeyeceği bileşenleri
kullanmaktır. Geleneksel avcılığı parlak zokalı
takımların yalın yada yemli şekilde kullanıldığı
sarkıtma donamlarıyla yapılır. Yakın geçmişe kadar
bu balıkların göç yolu üzerindeki Marmara'nın
tutkulu lüfer avcıları gümüş gibi kıymetli metalleri
kullanmaktan çekinmedikleri fantastik avlar yaparlardı.
Bu avlara ilişkin masalsı anlatılar halen kulaktan
kulağa aktarılmaktadır. Bugün için geleneksel
yöntemi uygulayan balıkçılar nikelaj ve kromaj
kaplı ucuz ve modern zokaları tercih etmektedir.
Kayalık meralara sokularak
kıyı akıntılarının ve akarsu ağızlarının etrafını
yoklayan lüferler yalpa kanadı olmayan (gagasız)
ve 6-11 cm'lik kısmen dalan sahte balıklarla kıyıdan
avlanabilirler. Sahip oldukları yaş grubuna bağlı
olarak boylarına göre ayrı ayrı isimlendirilen
lüferler küçükten büyüğe doğru defne yaprağı (8-10
cm civarı), çinekop (10-15 cm civarı), sarı kanat
(15-20 cm civarı), lüfer (20-30 cm civarı), kofana
(30-50 cm civarı) ve sırtıkara (50 cm ve üzeri)
şeklinde anılırlar.
Sırtta mavimtırak
koyu gri veya kül rengi olan renk vücut yanlarından
karın bölgesine doğru açılarak hafifçe mavimtırak-gri
etkisinde gümüşi beyaza dönüşür. Sırt kısmında
yer alan iki yüzgecin ilki oldukça kısa dikensi
ışınlara sahiptir. Alt çenenin üst çeneye göre
hafifçe ileri çıkık olduğu ağzı vücut eksenine
ortalı konumlanmış olup oldukça keskin ve muntazam
yapıda tek sıra dişlerle donanmıştır.
Yüzeyden gelen,
yalpa kanadı olmayan (gagasız) ve yatık yalpa
kanadına sahip dalan tipteki eklemli ve tek parça
sahte balıklar, kalamar ve sübye görünümlü yapay
yemler, söğüt yaprağı görünümdeki 25-50 gramlık
yalpa kaşıkları kıyı ve tekne sürütmelerinde başarıyla
kullanılan yapay yemlerdir. Tabanı bulması beklendikten
sonra 50-60 cm yukarıya çekilen zokalı ve serbest
bedenli sarkıtmalarla, haricen uygulayabileceğiniz
yemli çapariler ve uzun oltalar her türden akyemle
yemlenebilen sair lüfer donamlarıdır. Tüm yemli
takımlarda her çeşit deniz balığından elde edilen
akyemleri parça olarak kullanabilir yada uygun
boyda balıkları bütün şekilde uzun oltayla değerlendirebilirsiniz. |
|
 |
|
 |
Yapay yemlerle sürütme
Zokalı dip bırakması
Uzun olta
Serbest bedenli bırakma/sarkıtma
|
|
 |
|
 |
|